Kahramanmaraş Aile Avukatı Nedir? Nasıl Yapılır? Fiyat, Süreci ve Seçenekleri
Aile birliği, toplumun en temel yapı taşı olmakla birlikte, evlilik süreci içerisinde veya evliliğin sona ermesi aşamasında en derin hukuki uyuşmazlıkların yaşandığı alandır. Türk Medeni Kanunu (TMK); nişanlanmadan evlenmeye, boşanmadan velayete ve mal paylaşımına kadar aile ilişkilerinin tüm aşamalarını katı usul ve esaslara bağlamıştır. Duygusal yıpranmanın en üst düzeyde olduğu bu süreçlerde hak kayıplarının önlenmesi, yasal prosedürlerin soğukkanlı ve teknik bir şekilde yürütülmesini gerektirir.
Kahramanmaraş aile avukatı, şu şekilde tanımlanır: Türk Medeni Kanunu kapsamında; boşanma (anlaşmalı/çekişmeli), velayet, nafaka, mal rejimi tasfiyesi, soybağı ve vesayet gibi aile içi hukuki uyuşmazlıkların çözümünde tarafları temsil eden ve sürecin yasal prosedürlere uygun, adil bir şekilde yürütülmesini sağlayan hukuki profesyoneldir.
Aile hukuku uyuşmazlıkları, salt bir davanın açılıp kapanmasından ibaret değildir. Müşterek çocukların psikolojik sağlığı, aile içi şiddetin önlenmesi (6284 sayılı Kanun uygulamaları) ve eşlerin evlilik birliği içerisinde edindikleri malların tasfiyesi, sürecin birbirinden bağımsız ancak eşzamanlı yürütülmesi gereken parçalarıdır. Kahramanmaraş özelinde, özellikle 6 Şubat afetinin yarattığı sosyolojik ve ekonomik yıkımlar, Aile Mahkemelerindeki uyuşmazlıkların niteliğini kökünden değiştirmiş; yıkılan aile konutlarının paylaşımı ve konteyner kentlerdeki velayet/görüşme krizleri hukuki açıdan yeni içtihatlar doğurmuştur. Bu kapsamlı rehberde; 2026 yılı güncel mevzuatı ışığında, aile hukukunun temel yapı taşları olan boşanma ve mal paylaşımı süreçleri tüm şeffaflığıyla incelenmektedir.
Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma: Hukuki Karşılaştırma
Boşanma kararı alındığında tarafların önünde yasal olarak iki farklı dava türü bulunmaktadır. Evliliğin süresi ve eşlerin uzlaşma durumu, davanın türünü doğrudan belirler.
Aşağıdaki tabloda, Aile Mahkemelerinde görülen iki temel boşanma davasının hukuki şartları karşılaştırmalı olarak özetlenmiştir:
Karşılaştırma Kriteri | Anlaşmalı Boşanma Davası (TMK Madde 166/3) | Çekişmeli Boşanma Davası (TMK Madde 161-166) |
|---|---|---|
Temel Şart (Süre) | Evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması zorunludur. | Evliliğin süresinin bir önemi yoktur (1 haftalıkken dahi açılabilir). |
Uzlaşma Şartı | Boşanma, nafaka, velayet, tazminat ve eşya paylaşımı konusunda %100 uzlaşma şarttır. | Uzlaşma şartı yoktur. Taraflar haklılıklarını ve iddialarını mahkemede ispatlamaya çalışır. |
Duruşma Usulü | Her iki eşin de mahkemede bizzat hazır bulunması ve hakime kararlarını sözlü beyan etmesi şarttır. | Eşlerin duruşmaya katılması zorunlu değildir, süreç avukatlar aracılığıyla yürütülebilir. |
Davanın Süresi | Mahkemenin iş yüküne göre değişmekle birlikte genellikle 1 ila 4 hafta içinde, tek celsede sonuçlanır. | Delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi ve pedagog raporlarına göre 1.5 ila 3 yıl sürebilir. |
Maliyet ve Yıpranma | Hızlı sonuçlanması ve yargılama giderlerinin azlığı nedeniyle ekonomik ve psikolojik açıdan en az yıpratıcı yoldur. | Harçlar, bilirkişi ücretleri, tanık dinletme süreçleri nedeniyle hem ekonomik hem de psikolojik olarak yorucudur. |
Hukuk sistemimiz, ailenin korunması ve yıpratıcı süreçlerin önlenmesi adına eşleri her aşamada anlaşmalı boşanmaya teşvik eder. Çekişmeli olarak açılan bir dava, tarafların sonradan uzlaşması halinde her zaman “Anlaşmalı Boşanma Protokolü” sunularak anlaşmalıya çevrilebilir.
Adım Adım Çekişmeli Boşanma ve Velayet Süreci
Eşlerin boşanmanın mali sonuçları veya çocukların velayeti konusunda uzlaşamadığı durumlarda açılan çekişmeli boşanma davaları, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) “Yazılı Yargılama Usulü”ne tabidir. Süreler kesindir ve en ufak bir usul hatası davanın reddine yol açabilir.
Bir çekişmeli boşanma davasının hukuki seyri genel hatlarıyla şu 6 temel aşamadan oluşur:
Dava Dilekçesinin Sunulması ve Geçici Tedbirler: Davacı eş, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olayları (aldatma, şiddet, onur kırıcı davranış, terk vb.) detaylıca anlatan dilekçesini Aile Mahkemesine sunar. Bu aşamada mağdur eş ve çocuklar için hemen “Geçici Velayet”, “Tedbir Nafakası” ve varsa ortak evin eşe tahsis edilmesi (uzaklaştırma) gibi ivedi tedbir kararları talep edilir.
Dilekçeler Teatisi (Karşılıklı Cevaplar): Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilir. Davalı taraf iddialara karşı ‘Cevap Dilekçesi’ sunar (gerekirse ‘Karşı Dava’ açar). Ardından davacının ‘Cevaba Cevap’ ve davalının ‘İkinci Cevap’ dilekçeleriyle yazılı aşama (yaklaşık 2-4 ay) tamamlanır.
Ön İnceleme Duruşması: Hakim, tarafları ilk duruşmaya (Ön inceleme) çağırır. Taraflara sulh olup (anlaşıp) anlaşmayacakları sorulur. Uyuşmazlık noktaları tespit edilir ve taraflara tanık/delil listelerini sunmaları için kesin süreler verilir.
Tahkikat (Delillerin Toplanması ve Tanıkların Dinlenmesi): Davanın en uzun aşamasıdır. Gösterilen tanıklar duruşmalarda dinlenir, iddiaları destekleyecek otel kayıtları, uçuş bilgileri, banka hesap hareketleri veya telefon HTS (arama/mesajlaşma sıklığı) kayıtları ilgili kurumlardan mahkeme kanalıyla celp edilir (getirtilir).
Uzman (Pedagog) İncelemesi: Ortak çocukların velayeti konusunda çekişme varsa, Aile Mahkemesi uzmanları (psikolog/pedagog/sosyal çalışmacı) eşlerle, çocuklarla ve gerekirse çocukların öğretmenleriyle görüşerek, “çocuğun üstün yararının” kimin yanında olduğuna dair mahkemeye kapsamlı bir Sosyal İnceleme Raporu (SİR) sunar.
Sözlü Yargılama ve Karar: Tüm deliller toplandıktan sonra taraflara son sözleri sorulur. Hakim; boşanmaya, çocukların velayetinin kimde kalacağına, ödenecek nafaka ve tazminat tutarlarına hükmederek gerekçeli kararını açıklar. Karar İstinaf ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşir.
📊 Öne Çıkan İstatistik Verisi Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü 2025 yılı verilerine göre; Aile Mahkemelerinde açılan çekişmeli boşanma davalarında tarafların temel uyuşmazlık konusu %62 oranında “Maddi ve Manevi Tazminat ile Mal Paylaşımı”, %28 oranında ise **”Velayet ve Kişisel İlişki Tesisi”**dir. Ayrıca çekişmeli açılan davaların yaklaşık %35’i, yargılamanın getirdiği psikolojik yıpranma nedeniyle 3. veya 4. celsede tarafların uzlaşmasıyla “Anlaşmalı Boşanmaya” evrilmektedir.
Şehir Bazlı Varyasyonlar: 6 Şubat Depremlerinin Kahramanmaraş Aile Hukukuna Etkileri
Türkiye genelinde Türk Medeni Kanunu standart şekilde uygulansa da, Kahramanmaraş’ın 6 Şubat 2023 depremlerinde aldığı devasa hasar, bölgedeki aile mahkemelerinde eşi görülmemiş sosyolojik ve hukuki içtihatların doğmasına neden olmuştur:
Konteyner Kentlerde Velayet ve “Çocuğun Üstün Yararı”: Deprem sonrası evlerini kaybeden eşlerin birçoğu konteyner kentlerde, bir kısmı ise akraba yanlarında veya il dışında yaşamaya başlamıştır. Velayet davalarında “çocuğun fiziki ve psikolojik gelişimi için en uygun ortamın sağlanması” kuralı, Kahramanmaraş’ta yeni bir boyuta taşınmıştır. Mahkemeler ve pedagoglar, fiziki imkansızlıklardan ziyade ebeveynlerin çocukla kurduğu şefkat bağına ve sunabildikleri güvenli ortama daha fazla odaklanmaktadır.
Hasarlı ve Yıkılan Evlerin Mal Paylaşımı (Edinilmiş Mallara Katılma): Eşlerin evlilik birliği içerisinde kredi çekerek aldığı ve depremde yıkılan veya ağır hasar alarak değerini kaybeden konutlar, mal rejimi tasfiyesi davalarında büyük sorunlar yaratmaktadır. Evin arsa payının (enkaz bedelinin) tespiti, AFAD hak sahipliğinin (TOKİ konut kuralarının) kime verileceği ve DASK/Özel Sigorta tazminatlarının eşler arasındaki paylaşım oranları, Asliye Hukuk ve Aile Mahkemelerinin en sıkıntılı keşif ve bilirkişi süreçlerini oluşturmaktadır.
Deprem Kaynaklı Psikolojik Travmaların Davalara Etkisi: Afetin yarattığı ağır travma (PTSD), ekonomik çöküntü ve işsizlik, aile içi şiddet ve geçimsizlik vakalarını tetiklemiştir. Mahkemeler, eşlerden birinin deprem sonrası geçirdiği psikolojik krizleri veya iş kaybını doğrudan “ağır kusur” olarak değerlendirmekte çok daha hassas davranmakta; olayların illiyet (neden-sonuç) bağını afet koşullarıyla birlikte ele almaktadır.
Mal Rejimi Tasfiyesi: Evlilikte Edinilen Mallar Nasıl Paylaşılır?
Boşanma davası evliliği hukuken sonlandırırken, eşlerin evlilik süresince edindikleri malların kimde kalacağı “Mal Rejiminin Tasfiyesi” (Mal Paylaşımı) adı verilen ayrı bir davanın konusudur.
Türkiye’de 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren yasal mal rejimi **”Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi”**dir. (Eşler noterde başka bir sözleşme yapmamışsa bu kural geçerlidir).
Bu sisteme göre mallar ikiye ayrılır:
Kişisel Mallar (Paylaşıma Dahil Edilmeyenler): Eşlerden birine miras kalan ev/arsa, bağış yoluyla gelen mallar, evlenmeden önce alınmış olan mallar ve kişisel eşyalar (kıyafet, takı vb.). Bu mallar boşanmada paylaşılmaz, kimin üzerindeyse onda kalır. Ancak kural olarak düğünde takılan ziynet eşyaları (altınlar) kadının kişisel malı sayılır.
Edinilmiş Mallar (Yarı Yarıya Paylaşılanlar): Evlilik süresince eşlerin çalışarak (maaşlarıyla veya ticari kazançlarıyla) aldıkları evler, arabalar, bankadaki birikimler, şirket hisseleri ve SGK/Tazminat gelirleridir. Tapu veya ruhsat eşlerden sadece birinin üzerine (örneğin erkeğin üzerine) kayıtlı olsa dahi, diğer eş (çalışmayan ev hanımı dahil) bu malların güncel değeri üzerinden 1/2 (Yarım) oranında ‘Katılma Alacağı’na sahiptir.
Mal paylaşımı davası, genellikle boşanma davasıyla aynı anda açılır (tedbir konulması için), ancak mahkeme mal paylaşımını karara bağlamak için önce boşanma kararının “kesinleşmesini” bekler (Bekletici mesele yapar).
İnsanların Bunları Da Sordu
Aile hukuku ve boşanma uyuşmazlıkları ile ilgili arama motorlarında en sık karşılaşılan kullanıcı sorularına yönelik kısa ve net hukuki açıklamalar:
Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer?
Tarafların boşanmanın mali sonuçları ve çocukların velayeti konusunda tam olarak anlaştığı anlaşmalı boşanma davaları, mahkemenin iş yüküne bağlı olarak genellikle tek celsede, 1 ila 4 hafta içerisinde sonuçlanmaktadır.
Çekişmeli boşanma davası anlaşmalıya dönebilir mi?
Evet, çekişmeli olarak açılan bir boşanma davasının her aşamasında taraflar kendi aralarında uzlaşarak mahkemeye bir ‘Anlaşmalı Boşanma Protokolü’ sunabilir ve davayı anlaşmalı boşanmaya çevirebilirler.
Velayet davasında çocuğun fikri sorulur mu?
Yargıtay içtihatları ve Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi gereğince, idrak çağındaki (genellikle 8 yaş ve üzeri) çocukların velayet davasında bizzat dinlenmesi ve hangi ebeveynle kalmak istediklerinin pedagog eşliğinde kendilerine sorulması zorunludur.
Düğünde takılan ziynet eşyaları (takılar) kime aittir?
Yerleşik Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre, kural olarak düğünde takılan tüm ziynet eşyaları (kim tarafından kime takıldığına bakılmaksızın) kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malı kabul edilir. İadesi veya bedeli mahkemeden talep edilebilir.
Eşimden habersiz evimizi satabilir miyim?
Eğer söz konusu ev ailenin sürekli olarak yaşadığı ‘Aile Konutu’ ise, tapuda aile konutu şerhi bulunmasa dahi, Türk Medeni Kanunu md. 194 uyarınca eşin açık rızası olmadan evin satılması veya devredilmesi geçersizdir; açılacak dava ile tapu iptal edilebilir.
Zina (aldatma) affedilirse dava açılabilir mi?
Hayır. Türk Medeni Kanunu’na göre zina sebebine dayalı boşanma davalarında, eşini affeden tarafın dava hakkı düşer. Affetme sözlü olabileceği gibi, aldatmayı öğrendikten sonra hiçbir şey olmamış gibi aynı evde evlilik hayatını sürdürmek de zımni (örtülü) af sayılabilir.
Boşanma davası açtıktan sonra alınan mallar paylaşılır mı?
Boşanma davasının açıldığı tarih, mal rejiminin sona erdiği tarihtir. Dolayısıyla, dava açıldıktan sonra eşlerin edindiği mallar veya kazançlar mal paylaşımı davasına (edinilmiş mallara katılma rejimine) dahil edilmez, kişinin kendi kişisel malı sayılır.
Uzaklaştırma kararı (koruma tedbiri) nasıl alınır?
Fiziksel, psikolojik, ekonomik veya cinsel şiddete maruz kalan ya da şiddet tehlikesi bulunan kişi, 6284 Sayılı Kanun kapsamında en yakın karakola, savcılığa veya Aile Mahkemesine başvurarak şiddet uygulayan kişiye karşı derhal uzaklaştırma ve koruma kararı aldırabilir.
Bu Makaleden Sonra Ne Yapmalısınız? (Yol Haritası)
Ailesel bir kriz yaşayan veya boşanma aşamasına gelen kişilerin hak kaybı yaşamamak ve süreci sağlıklı yönetmek için atması gereken yasal adımlar:
Güvenliğinizi Sağlayın (6284 Sayılı Kanun): Eğer ortada fiziksel veya psikolojik şiddet varsa, dava açmayı beklemeden derhal karakola veya mahkemeye başvurarak şiddet uygulayanın evden uzaklaştırılması (koruma) kararını alın.
Delilleri Yasal Yollardan Toplayın: Eşinizin kusurunu (sadakatsizlik, ekonomik şiddet vb.) ispatlamak için delillere ihtiyacınız olacaktır. Ancak telefon casus programları, gizli kamera yerleştirmek gibi “hukuka aykırı” deliller mahkemede geçersizdir ve hakkınızda ceza davası açılmasına neden olur. Delillerin yasal sınırlarda toplanması (örneğin HTS kayıtlarının mahkemeden istenmesi) kritiktir.
Malvarlığını Güvenceye Alın (İhtiyati Tedbir): Boşanma süreci başladığında diğer eşin üzerine kayıtlı evi veya arabayı alelacele başkalarına satmasını engellemek için, dava açılırken tapu ve araç kayıtları üzerine derhal “İhtiyati Tedbir” veya “Aile Konutu Şerhi” konulmasını talep edin.
Hukuki Bir Strateji Belirleyin: Aile hukuku sadece kanun maddelerinin okunmasıyla değil, Yargıtay’ın güncel içtihatlarıyla yön bulan bir alandır. “Çocuğumu benden alırlar mı?” veya “Tazminat öder miyim?” gibi korkularla hatalı kararlar (yanlış protokoller) imzalamadan önce, aile hukukuna hakim nesnel bir profesyonelden hukuki analiz ve danışmanlık alın.
Terimler Sözlüğü
Aile Mahkemesi dilekçelerinde, hakim kararlarında ve yargıtay kararlarında en sık karşınıza çıkacak hukuki terimlerin teknik anlamları:
Velayet: Reşit olmayan çocukların bakım, gözetim, eğitim ve yetiştirilme haklarının ve sorumluluğunun mahkeme kararıyla anne veya babadan birine (veya ortaklaşa) verilmesi.
Kişisel İlişki Tesisi: Velayet kendisine verilmeyen ebeveynin (örneğin babanın), çocuğuyla mahkemenin belirlediği gün ve saatlerde (hafta sonları, bayramlar) görüşme ve vakit geçirme hakkı.
Aile Konutu: Evli çiftin ortak yaşamını sürdürdüğü, ailenin temel hayat merkezi olan resmi ikametgahı. Diğer eşin rızası olmadan satılamaz veya kira sözleşmesi feshedilemez.
Katılma Alacağı: Mal paylaşımı (edinilmiş mallara katılma) rejiminde, evlilik süresince elde edilen malların değerinin hesaplanıp, borçlar düşüldükten sonra kalan artı değer (artık değer) üzerinden diğer eşin yasal olarak sahip olduğu yarı (1/2) orandaki alacak hakkı.
İştirak Nafakası: Ortak çocukların bakım, beslenme, sağlık ve eğitim masrafları için velayet kendisinde olmayan ebeveynin, mali gücü oranında diğer tarafa ödediği düzenli çocuk nafakası.
Terditli Dava: Birden fazla hukuki talebin kademeli olarak sunulması. (Örneğin: “Öncelikle zina (özel neden) sebebiyle boşanmaya, mahkeme bunu sabit görmezse evlilik birliğinin temelinden sarsılması (genel neden) sebebiyle boşanmaya karar verilmesi talebidir”).
SİR (Sosyal İnceleme Raporu): Mahkeme bünyesinde çalışan uzman pedagog veya psikologların evlere giderek, taraflarla ve çocukla görüşerek mahkemeye sundukları, “velayetin kime verilmesinin çocuğun faydasına olacağını” belirten uzman raporu.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer? Tarafların boşanmanın mali sonuçları ve çocukların velayeti konusunda tam olarak anlaştığı anlaşmalı boşanma davaları, mahkemenin iş yüküne bağlı olarak genellikle tek celsede, 1 ila 4 hafta içerisinde sonuçlanmaktadır.
Çekişmeli boşanma davası anlaşmalıya dönebilir mi? Evet, çekişmeli olarak açılan bir boşanma davasının her aşamasında taraflar kendi aralarında uzlaşarak mahkemeye bir ‘Anlaşmalı Boşanma Protokolü’ sunabilir ve davayı anlaşmalı boşanmaya çevirebilirler.
Velayet davasında çocuğun fikri sorulur mu? Yargıtay içtihatları ve Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi gereğince, idrak çağındaki (genellikle 8 yaş ve üzeri) çocukların velayet davasında bizzat dinlenmesi ve hangi ebeveynle kalmak istediklerinin pedagog eşliğinde kendilerine sorulması zorunludur.
Düğünde takılan ziynet eşyaları (takılar) kime aittir? Yerleşik Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre, kural olarak düğünde takılan tüm ziynet eşyaları (kim tarafından kime takıldığına bakılmaksızın) kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malı kabul edilir. İadesi veya bedeli mahkemeden talep edilebilir.
Eşimden habersiz evimizi satabilir miyim? Eğer söz konusu ev ailenin sürekli olarak yaşadığı ‘Aile Konutu’ ise, tapuda aile konutu şerhi bulunmasa dahi, Türk Medeni Kanunu md. 194 uyarınca eşin açık rızası olmadan evin satılması veya devredilmesi geçersizdir; açılacak dava ile tapu iptal edilebilir.
Zina (aldatma) affedilirse dava açılabilir mi? Hayır. Türk Medeni Kanunu’na göre zina sebebine dayalı boşanma davalarında, eşini affeden tarafın dava hakkı düşer. Affetme sözlü olabileceği gibi, aldatmayı öğrendikten sonra hiçbir şey olmamış gibi aynı evde evlilik hayatını sürdürmek de zımni (örtülü) af sayılabilir.
Boşanma davası açtıktan sonra alınan mallar paylaşılır mı? Boşanma davasının açıldığı tarih, mal rejiminin sona erdiği tarihtir. Dolayısıyla, dava açıldıktan sonra eşlerin edindiği mallar veya kazançlar mal paylaşımı davasına (edinilmiş mallara katılma rejimine) dahil edilmez, kişinin kendi kişisel malı sayılır.
Uzaklaştırma kararı (koruma tedbiri) nasıl alınır? Fiziksel, psikolojik, ekonomik veya cinsel şiddete maruz kalan ya da şiddet tehlikesi bulunan kişi, 6284 Sayılı Kanun kapsamında en yakın karakola, savcılığa veya Aile Mahkemesine başvurarak şiddet uygulayan kişiye karşı derhal uzaklaştırma ve koruma kararı aldırabilir.
Sonuç ve Genel Değerlendirme
Aile hukuku uyuşmazlıkları, toplumun temel dinamiği olan aileyi ilgilendirdiği için hukuk sistemimizde salt maddi kaygılarla değil, “üstün kamu yararı” (özellikle çocuğun korunması) gözetilerek yürütülen spesifik davalardır. İster bir haftada biten anlaşmalı bir boşanma olsun, isterse yıllarca süren ve HTS kayıtlarından mal kaçırma (muvazaa) iddialarına kadar uzanan çekişmeli bir mal tasfiyesi olsun; süreçte atılacak yanlış bir adım, telafisi imkansız psikolojik ve ekonomik çöküntülere yol açabilmektedir. Türkiye Barolar Birliği’nin meslek ilkeleri çerçevesinde altı çizilmelidir ki; özellikle Kahramanmaraş gibi afet sonrası barınma, göç ve ekonomik koşulların yeniden şekillendiği bölgelerde, aile içi davaların ilk andan itibaren; nesnel, pedagojik süreçlerin farkında ve güncel Yargıtay (2. Hukuk Dairesi) içtihatlarına hakim profesyonel bir hukuki temsil vasıtasıyla yürütülmesi, hak kayıplarının önlenmesinin yegane teminatıdır.
Son Güncelleme: 23 Mart 2026