Anasayfa » Kahramanmaraş Hukuk Rehberi » Kahramanmaraş Hukuk ve Yargı Rehberi: 2026 | Dava Türleri 

Kahramanmaraş Hukuk ve Yargı Rehberi: 2026 Yılı Kapsamlı İçtihat, Dava Türleri ve Uyuşmazlık Analizi

Kahramanmaraş merkezli yaşanan yıkıcı depremlerin ardından, bölgedeki sosyolojik ve ekonomik yapı derin bir sarsıntı geçirmiş, bu durum yerel hukuki ekosistemi ve yargı mekanizmalarını eşi görülmemiş bir dava yüküyle karşı karşıya bırakmıştır. 2026 yılı itibarıyla, kriz dönemine özgü olağanüstü hal uygulamalarının, yasal sürelerin durdurulmasının ve idari muafiyetlerin yerini standart usul kurallarına bırakması, Kahramanmaraş Adliyesi nezdinde karmaşık hukuki ihtilafların standart yargılama usulleriyle çözülmesini zorunlu kılmıştır.

Hukuki sürecinizle ilgili hak kaybı yaşamamak ve detaylı bilgi almak için profesyonel hukuki danışmanlık hizmeti alabilirsiniz.

Hukuki Danışmanlık Alın

Güncel verilere göre Kahramanmaraş Adliyesi, 36.000 metrekarelik devasa kapalı alanı ve İsmetpaşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı’nda kurulan modern ek binalarıyla adalet hizmetlerini sürdürmektedir. Yargı ağının omurgasını; 5 adet Ağır Ceza Mahkemesi, 12 adet Asliye Ceza Mahkemesi, 10 adet Asliye Hukuk Mahkemesi, 5 adet Aile Mahkemesi, 4 adet İş Mahkemesi, 4 adet Sulh Hukuk Mahkemesi ile ihtisaslaşmış Tüketici, Kadastro ve Çocuk Mahkemeleri oluşturmaktadır. Özellikle icra takiplerindeki devasa artışı yönetebilmek adına 6 Temmuz 2020 tarihinde faaliyete geçirilen Pilot İcra Dairesi sistemi, İcra Ceza ve İcra Hukuk Mahkemeleri ile entegre bir biçimde ek binada hizmet vermektedir.

Bu kapsamlı rapor, Kahramanmaraş’ta hukuki destek arayışında olan bireyler ve kurumlar için; Aile Hukukundan Ceza Adaletine, Gayrimenkul ve Kira ihtilaflarından İşçi-İşveren uyuşmazlıklarına, Sigorta ve Tazminat davalarından Miras paylaşımlarına kadar uzanan geniş bir yelpazede, 2026 yılının en güncel yasal düzenlemelerini, Yargıtay ve Danıştay içtihatlarını, yerel dinamikleri ve hukuki prosedürleri analitik bir derinlikle incelemektedir.

Aile ve Kişiler Hukuku: Boşanma, Nafaka, Velayet ve Mal Rejiminin Tasfiyesi

Aile kurumu, afet sonrası yaşanan psikolojik travmalar, barınma krizleri ve artan enflasyonist baskılar nedeniyle büyük bir sınamadan geçmektedir. Bu durum, Kahramanmaraş’taki 5 adet Aile Mahkemesinin iş yükünü katlayarak artırmış ve bir Kahramanmaraş Boşanma Avukatı veya Kahramanmaraş Aile Avukatı tarafından yürütülen hukuki süreçlerin teknik hassasiyetini zirveye taşımıştır.

Boşanma Davalarının Usulü ve Tazminat Boyutu

Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca boşanma davaları, anlaşmalı ve çekişmeli olmak üzere iki farklı usuli temelde yürütülmektedir. Çekişmeli boşanma süreçlerinde davalar genellikle TMK madde 166’da düzenlenen “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” (şiddetli geçimsizlik) genel sebebine dayanmakla birlikte; zina (aldatma), hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, haysiyetsiz hayat sürme ve terk gibi özel boşanma sebepleri de sıklıkla yargılamaya konu olmaktadır. Çekişmeli yargılamalarda mahkemenin nihai kararını şekillendiren en temel unsur, tarafların “kusur oranları”dır.

Bir Kahramanmaraş Boşanma Avukatı, davanın seyri boyunca müvekkilinin mahremiyetini korurken, aynı zamanda iddiaları ispatlayacak hukuka uygun delillerin (tanık beyanları, darp raporları, iletişim kayıtları, uzman pedagog raporları) dosyaya kazandırılmasını sağlar. Kusur oranının tespiti, davanın mali sonuçlarını, yani maddi ve manevi tazminat ile nafaka yükümlülüklerini doğrudan belirler. Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat talep edebilir. Benzer şekilde, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf manevi tazminat isteme hakkına sahiptir. Bölgedeki sosyo-ekonomik dalgalanmalar dikkate alındığında, hükmedilecek tazminat miktarlarının enflasyon karşısında erimemesi ve tahsil edilebilirliğinin güvence altına alınması adına ihtiyati tedbir ve tasarrufun iptali müesseselerinin etkin kullanımı şarttır.

Velayet Hukuku ve Çocuğun Üstün Yararı İlkesi

Evlilik birliği devam ettiği sürece anne ve baba velayet hakkını ortaklaşa kullanır. Ancak boşanma davasının kesinleşmesiyle birlikte, Türk hukuk sisteminde ortak velayet kurumu içtihatlarla (örneğin yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi süreçlerinde) sınırlı bir uygulama alanı bulsa da, kural olarak velayet ebeveynlerden birine tevdi edilmektedir. Bir Kahramanmaraş Velayet Davası Avukatı, mahkemenin çocuğun kişi varlığının korunması, mallarının yönetilmesi ve çocuğun temsil edilmesi hususlarındaki karar alma sürecine yön verir.

Velayet düzenlemelerinde hakimin dikkate alacağı tek mutlak kriter “çocuğun üstün yararı”dır. Ebeveynlerin sosyal statüleri, ahlaki değer yargıları veya kişisel faydaları, çocuğun gelişimine doğrudan ve olumsuz bir etki yapmadığı sürece ikincil planda kalır. Hukuki doktrin ve yerleşik Yargıtay içtihatları, hakimin çocuğa en yüksek hayat standartlarını sunacak, fiziksel, zihinsel ve pedagojik gelişimini en iyi şekilde destekleyecek ebeveyni araştırmakla yükümlü olduğunu vurgular.

Bu noktada ekonomik güç ile velayet ilişkisi hassas bir dengededir. Maddi olanakları daha geniş olan ebeveynin velayete daha yakın olduğu algısı bulunsa da, salt ekonomik üstünlük velayet için yeterli değildir. Hukuk sistemi, iştirak nafakası müessesesi aracılığıyla, ekonomik durumu zayıf ancak çocuğun psikolojik gelişimi için daha uygun olan ebeveyni destekler. Boşanma davasıyla birlikte veya sonradan açılabilen velayetin değiştirilmesi davalarında, velayet hakkına sahip tarafın hapse girmesi, ağır hastalığa yakalanması, çocuğu ihmal etmesi veya çocuğa şiddet uygulaması gibi “şartların esaslı şekilde değişmesi” durumları incelenir. Velayet görevini ağır şekilde ihmal eden her iki ebeveyn söz konusu olduğunda ise velayet tamamen kaldırılarak çocuğa vasi atanması yoluna gidilir.

Nafaka Türleri ve Mal Paylaşımı Uyuşmazlıkları

Boşanma süreci ve sonrasında gündeme gelen tedbir, iştirak, yoksulluk ve yardım nafakası talepleri, bir Kahramanmaraş Nafaka Davaları Avukatı tarafından Sosyal ve Ekonomik Durum (SED) araştırmaları çerçevesinde yürütülür. 2026 yılının ekonomik göstergeleri ışığında, nafaka artırım davaları büyük bir ivme kazanmıştır. Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa (kusuru daha ağır olmamak şartıyla) bağlanırken, TÜFE oranlarındaki artışlar nafakanın her yıl güncellenmesini zorunlu kılmaktadır.

Evlilik birliğinin sona ermesinin ardından başlayan “mal rejiminin tasfiyesi” süreci ise en teknik hukuki alanlardan biridir. Türkiye’de 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren yasal mal rejimi olarak “edinilmiş mallara katılma rejimi” kabul edilmiştir. Bir Kahramanmaraş Mal Paylaşımı Avukatı, eşlerin evlilik süresince edindikleri malların (maaş birikimleri, araçlar, gayrimenkuller) rayiç değerleri üzerinden hesaplanarak yarı yarıya paylaştırılmasını sağlar.

Kahramanmaraş özelinde bu sürecin en karmaşık boyutu, depremde yıkılan evler ve bu evler karşılığında ödenen Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) tazminatlarıdır. Edinilmiş bir mal statüsünde olan ve depremde yok olan bir konutun yerine geçen sigorta tazminatı (kaim değer ilkesi gereği) mal paylaşımı davasına konu edilir. Ayrıca eşlerden birinin vefatı halinde sağ kalan eşin miras hakkının, katılma alacağı ile nasıl bir etkileşime gireceği TMK 225 ve devamı maddeleri çerçevesinde titizlikle hesaplanmalıdır.

Ceza Adaleti: Soruşturma, Kovuşturma ve Savunma Stratejileri

Devletin cezalandırma yetkisi ile bireyin en temel anayasal hakkı olan özgürlük arasındaki hassas çizgi, ceza hukukunun çalışma alanını oluşturur. Kahramanmaraş Adliyesinde görev yapan 12 Asliye Ceza ve 5 Ağır Ceza Mahkemesi, bölgenin suç istatistiklerinin adli yansımasını barındırmaktadır. Bu bağlamda, soruşturma evresinden infaz aşamasına kadar adil yargılanma hakkının temini, tecrübeli bir Kahramanmaraş Ceza Avukatı’nın varlığını zorunlu kılar.

Ağır Ceza Yargılamaları ve Özgürlüğün Müdafaası

Ağır Ceza Mahkemeleri, Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) yaptırımı en yüksek olan (müebbet hapis veya 10 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren) katalog suçlara ve yasa ile özel olarak yetkilendirildiği suç tiplerine bakar. Bir Kahramanmaraş Ağır Ceza Avukatı; kasten veya taksirle adam öldürme, nitelikli yağma (gasp), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, rüşvet, irtikap, zimmet, belgede sahtecilik, işkence, göçmen kaçakçılığı ve örgütlü suçlar gibi son derece ağır ve karmaşık davalarda müdafilik görevi üstlenir.

Ağır ceza davalarında savunma stratejisi, maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması üzerine inşa edilir. Örneğin; bir cinayet davasında illiyet bağının (nedensellik) varlığı, haksız tahrik indirimlerinin uygulanabilirliği veya meşru müdafaa (yasal savunma) şartlarının oluşup oluşmadığı, otopsi raporları ve olay yeri inceleme tutanakları üzerinden çapraz sorgu teknikleriyle analiz edilir. Uyuşturucu davalarında ise “kişisel kullanım sınırı” ile “ticaret yapma kastı” arasındaki ayrım; yakalanan maddenin türü, miktarı, ele geçiriliş biçimi (örneğin hassas terazi bulunması veya paketlenme şekli) gibi unsurlar üzerinden Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun güncel içtihatlarıyla mahkemeye sunulur. 2025-2026 dönemi tavsiye niteliğindeki asgari ücret tarifesine göre, Ağır Ceza Mahkemesinde sanık müdafiliği için belirlenen alt sınır 112.000 TL, Asliye Ceza Mahkemelerinde ise 80.000 TL’dir.

Bilişim Suçları, KVKK ve Siber Zorbalık

Teknolojik devrim ve internet kullanımının yaygınlaşması, klasik suç tiplerinin dijital evrene taşınmasına neden olmuştur. Kahramanmaraş Adliyesindeki Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu , bu yeni nesil suçlarla mücadele etmektedir. Bir Kahramanmaraş Bilişim Suçları Avukatı; bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girme, sistemi engelleme, verileri bozma veya yok etme, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarının yanı sıra, sosyal medya üzerinden işlenen hakaret, tehdit ve şantaj davalarına bakar.

Kişilik haklarının ve özel hayatın gizliliğinin internet ortamında ihlali, siber zorbalığın en yaygın şeklidir. Failin tespiti için IP adreslerinin incelenmesi, yurt dışı kaynaklı sunuculardan log kayıtlarının (erişim izlerinin) istenmesi ve dijital materyallerin (bilgisayar, telefon) imajlarının alınarak hash değerlerinin sabitlenmesi son derece teknik bir bilişim hukuku uzmanlığı gerektirir. Ayrıca, 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında şirketlerin veri işleme süreçlerinin denetlenmesi, aydınlatma metinlerinin hazırlanması ve e-ticaret platformları için mesafeli satış sözleşmelerinin hukuki altyapısının kurulması, bilişim avukatlarının danışmanlık hizmetleri arasındadır.

Askeri Ceza Hukukunun Özgüllüğü

Kahramanmaraş’ın önemli askeri birliklere ev sahipliği yapması, askeri disiplin ve hiyerarşi kurallarından doğan uyuşmazlıkları da beraberinde getirmektedir. 2017 anayasa değişikliğiyle askeri mahkemelerin kapatılarak görevlerinin sivil yargıya devredilmesine rağmen, asker kişilerin işlediği askeri suçların yargılaması Askeri Ceza Kanunu hükümlerine tabidir. Bir askeri ceza avukatı; emre itaatsizlikte ısrar, firar, izin tecavüzü, üste veya asta hakaret, mukavemet, askeri eşyayı kasten tahrip etme, nöbet talimatına aykırı hareket etme ve terörle mücadele operasyonlarında görev alan personelin hukuki korunması gibi spesifik alanlarda savunma hizmeti sunar. Disiplin soruşturmalarının usulüne uygun yürütülmesi, askeri personelin özlük haklarının ve mesleki geleceğinin korunması açısından kritik öneme sahiptir.

Gayrimenkul Hukuku: Kamulaştırma, Tapu İptal ve Barınma Krizleri

Mülkiyet hakkı, anayasal güvence altında olmakla birlikte, deprem gibi afet dönemlerinde kamu yararı gerekçesiyle en çok müdahaleye uğrayan alandır. Kahramanmaraş’ta faaliyet gösteren 10 adet Asliye Hukuk ve 4 adet Sulh Hukuk Mahkemesi, gayrimenkul hukuku ihtilaflarının merkez üssü konumundadır.

Tapu İptal, Tescil ve Kamulaştırma Davaları

Deprem sonrası Kahramanmaraş’ta “rezerv yapı alanı” ilan edilen bölgelerde veya kentsel dönüşüme tabi tutulan riskli alanlarda mülkiyetin el değiştirmesi, idare ile mülk sahipleri arasında yoğun çatışmalara neden olmuştur. Bir Kahramanmaraş Gayrimenkul Avukatı veya Kahramanmaraş Tapu İptal ve Tescil Davası Avukatı, idarenin tesis ettiği kamulaştırma işlemlerinin hukuka uygunluğunu denetler ve vatandaşın mülkiyet hakkını savunur.

Kamulaştırma süreçleri, öncelikle 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında bedel tespiti ve uzlaşma görüşmeleriyle başlar. İdare ile malik arasında bedel üzerinde anlaşma sağlanamaması halinde Asliye Hukuk Mahkemelerinde bedel tespiti ve tescili davası açılır. Mahkeme tarafından atanan bilirkişi heyetleri, taşınmazın arsa payı, üzerindeki yapının enkaz bedeli ve çevresel rayiç değerlerini baz alarak bir kamulaştırma bedeli belirler.

Hukuki açıdan en sorunlu durum, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) kamulaştırmaya ilişkin bazı yasal hükümleri iptal etmesine rağmen, sürecin Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri (CBK) ile yürütülmeye devam edilmesidir. Bu durum, idare hukukunun temel prensibi olan “normlar hiyerarşisi” ile deprem sonrası kriz yönetiminin pragmatik ihtiyaçları arasında derin bir çatışma doğurmuştur. 1982 Anayasasının 104. maddesinin 17. fıkrası etrafında şekillenen bu hukuki belirsizlik, hak sahiplerinin yürütmeyi durdurma talepli iptal davaları açmasını zaruri kılmaktadır. Ayrıca, kamulaştırılan taşınmazın tapu kaydında yer alan intifa hakkı, ipotek, haciz veya ihtiyati haciz gibi şerhler, mülkiyetin idareye geçmesiyle birlikte tapudan silinmekte, ancak bu haklar doğrudan taşınmaz için mahkeme veznesine yatırılan “kamulaştırma bedeli” üzerinde varlığını sürdürmektedir.

Kira Tespit ve Tahliye Uyuşmazlıkları (2026 Güncel Durum)

Kahramanmaraş Adliyesindeki Sulh Hukuk Mahkemeleri, tarihinin en yüksek iş yükünü “kira ve tahliye” davalarıyla yaşamaktadır. Bir Kahramanmaraş Kira Tespit ve Tahliye Avukatı, azalan konut arzı ve fahiş oranlarda artan kira bedelleri ekseninde hem kiracıların barınma hakkını hem de mülk sahiplerinin mülkiyet hakkını yasal zeminde korumaya çalışır.

2026 yılı Şubat ayı itibarıyla, geçmiş yıllarda uygulanan %25’lik yasal artış sınırının tamamen yürürlükten kalkmasıyla birlikte kira artışlarında standart mevzuata, yani Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) on iki aylık ortalamasına dönülmüştür.

Kira Artış Oranı Hesaplama Örneği (Şubat 2026)Veriler / Sonuç
Mevcut Sözleşme Kira Bedeli10.000 TL
Yasal Artış Sınırı (TÜFE 12 Aylık Ortalama)%57,45
Hesaplanan Artış Tutarı (10.000 x 0,5745)5.745 TL
Yeni Dönem Yasal Kira Bedeli15.745 TL

(Not: Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde herhangi bir artış oranı belirtilmemişse veya belirlenen oran yasal sınırı aşıyorsa, doğrudan TÜFE 12 aylık ortalama oranı amir hüküm olarak geçerlidir.)

Mülk sahipleri, kira bedeli bölge rayicinin çok altında kalan ve beş yılını doldurmuş sözleşmeler için “Kira Bedelinin Tespiti Davası” açarak kiranın emsal bedellere çekilmesini talep etmektedir. Öte yandan, kiranın ödenmemesi durumunda çekilen “iki haklı ihtar”, mülk sahibinin veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerin “ihtiyaç nedeniyle” taşınmazı kullanma zorunluluğu, evin kentsel dönüşüm kapsamında “esaslı tadilat veya yıkım” sürecine girmesi ve “on yıllık uzama süresinin dolması” gibi Türk Borçlar Kanunu’nda yer alan kesin hükümler, tahliye davalarının temel dayanaklarını oluşturmaktadır. 2025-2026 tarifesinde Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülen tahliye davaları için tavsiye edilen asgari avukatlık ücreti 74.000 TL olarak öngörülmüştür.

İş Hukuku: Endüstriyel Krizler, Tazminatlar ve İş Güvenliği

Kahramanmaraş, Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan tekstil sektörünün en önemli merkezlerinden biridir. Ancak 2023 depremlerinin fabrikalarda yarattığı devasa fiziksel hasarlar, bozulan tedarik zinciri ve Mısır gibi rakipler karşısında kaybedilen rekabet gücü, şehri derin bir sanayi krizine sürüklemiştir.

Tekstil Krizinin İş Mahkemelerine Yansıması

2026 yılı verilerine göre, Kahramanmaraş’taki tekstil fabrikalarında çalışan yaklaşık 38.000 işçi işten çıkarılmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) istihdam kayıtlarında bu kitlesel işsizlik ilk bakışta sabit gibi görünse de, bu durumun temel nedeni işsiz kalan kesimin geçici olarak bölgedeki TOKİ inşaat projelerinde istihdam edilmesidir. Ancak bu geçici barajın, TOKİ inşaatlarının tamamlanması ve devletin sağladığı 6 aylık işsizlik ödeneği ile kısa çalışma ödeneklerinin sona ermesiyle yıkılması beklenmektedir.

Sanayicinin dolar kurundaki dengesizlik, SGK prim yükleri, enerji maliyetleri ve vergi mükellefiyetleri altında ezilmesi, iş hukukunda eşi benzeri görülmemiş bir dava fırtınasını tetiklemektedir. Bir Kahramanmaraş İş Avukatı; haksız işten çıkarma, ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatları, kullandırılmayan yıllık izin ücretleri, ödenmeyen fazla mesai (UBGT) alacakları ve işe iade davalarında işçilerin emeğinin karşılığını güvence altına almaktadır. Aynı zamanda işveren tarafının da mali yapısını hukuki çerçevede koruyarak işletmelerin tamamen iflasa sürüklenmesini önleyecek stratejiler geliştirmektedir.

2026 yılı itibarıyla, deprem döneminde idari kararlarla dondurulan yasal süreler, zaman aşımı defileri ve hak düşürücü süreler standart uygulamasına geri dönmüştür. 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, işçi alacağı, tazminatı ve işe iade talepli açılacak tüm davalarda öncelikle “Arabuluculuk” müessesesine başvurulması mutlak bir dava şartıdır. Sürelerin durması uygulamasının sona erdiği bu dönemde, arabuluculuk prosedürünün atlanması, davanın mahkemece usulden reddedilmesi gibi telafisi imkansız hak kayıplarına yol açmaktadır.

İş Kazaları ve İşveren Sorumluluğu

Kahramanmaraş’taki endüstriyel krizin bir diğer boyutu “İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG)” ihlalleridir. Bir Kahramanmaraş İş Kazası Avukatı, çalışma ortamında meydana gelen ve işçiyi bedenen veya ruhen engelli hale getiren olayların hukuki ve cezai sorumluluklarını takip eder.

2026 yılında İş Mahkemelerinin gündemini meşgul eden en kritik konuların başında, deprem yorgunu binaların ve hasarlı üretim tesislerinin güvenliği gelmektedir. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca işverenler, işçileri çalıştırdıkları binaların yapısal güvenliğini periyodik teknik raporlarla belgelemek zorundadır. Ağır hasarlı veya riskli olduğu bağımsız tespitlerle kanıtlanmış bir binada çalışmaya zorlanan işçi, Türk Borçlar Kanunu ve İş Kanunu kapsamında “haklı nedenle derhal fesih” hakkını kullanarak tüm kıdem tazminatını talep edip işten ayrılabilir.

Şayet işverenin ihmali neticesinde riskli bir binada çökme, makine arızası veya yangın gibi bir “iş kazası” meydana gelirse, işveren yüz binlerce lirayı bulan maddi (destekten yoksun kalma, sürekli/geçici işgöremezlik) ve manevi tazminat yükümlülükleriyle karşı karşıya kalır. Dahası, TCK kapsamında taksirle adam öldürme veya yaralama suçlamalarıyla ceza yargılamasına tabi tutulur. İş kazalarında Yargıtay’ın benimsediği güncel yaklaşım, kusur sorumluluğunun sadece tüzel kişilikte (şirkette) kalmaması, işveren ile birlikte fabrikada görevli işveren vekillerinin (İSG uzmanları, fabrika müdürleri) de kusurları oranında müteselsilen sorumlu tutulması yönündedir.

Sigorta, Tazminat Hukuku ve İdarenin Sorumluluğu

Beklenmedik risklerin gerçekleşmesi durumunda doğan zararların ekonomik olarak dengelenmesi, Sigorta Hukukunun temel işlevidir. Kahramanmaraş bölgesinde poliçe uyuşmazlıkları ve haksız fiillerden doğan tazminat talepleri rekor seviyededir.

DASK Poliçeleri ve Tam Yargı Davaları

Kahramanmaraş DASK ve Sigorta Avukatı olarak hizmet veren profesyoneller, deprem sonrası yaşanan hak kayıplarının giderilmesine odaklanmaktadır. Deprem öncesinde bölgedeki 11 ilde Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) kapsamındaki aktif poliçe sayısı 1.143.249 olarak saptanmıştır. Afetin hemen ardından DASK kurumunun OHAL illerinde kurduğu irtibat ofisleri vasıtasıyla, yıkık ve ağır hasarlı binalar için sigorta bedelinin %20’si, orta hasarlı binalar için ise %10’u avans olarak hak sahiplerine ödenmiştir. 22 Ocak 2024 tarihine kadar bölgede 470.456 dosyaya işlem yapılmış ve milyarlarca lira tazminat dağıtılmıştır. Ancak DASK tarafından ödenen bu tutarların enflasyon ve güncel inşaat metrekare maliyetlerinin çok altında kalması, eksik ödemelere karşı Sigorta Tahkim Komisyonuna ve mahkemelere on binlerce itiraz davasının açılmasına neden olmuştur.

Mesele sadece sigorta poliçesiyle sınırlı değildir. Bir Kahramanmaraş Tazminat Hukuku Avukatı, deprem neticesinde binaların yıkılmasıyla oluşan can ve mal kayıplarında idarenin (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Belediyeler) sorumluluğunu İdare Hukuku kapsamında yargıya taşır. Danıştay’ın istikrar kazanmış kararları (özellikle 1999 Gölcük depremi emsalleri) son derece açıktır: İdare açısından Türkiye’nin fay hatları haritası bellidir ve deprem “öngörülebilir” bir gerçektir. İdarenin imar planlarını hazırlarken, yapı ruhsatı verirken, zemin etütlerini onaylarken veya yapı denetimlerini gerçekleştirirken yasal yükümlülüklerini ihlal etmesi “Hizmet Kusuru” teşkil eder. Ruhsatsız veya projeye aykırı binalara imar affı çıkarılması dahi idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle “deprem mücbir sebeptir, devletin sorumluluğu yoktur” argümanı hukuken çürütülmüştür ve idareye karşı açılan “tam yargı davaları” (maddi ve manevi tazminat) hak sahiplerinin en güçlü hukuki silahıdır. 2025-2026 yılı AAÜT verilerine göre, idari yargıda tam yargı ve iptal davalarının avukatlık asgari ücreti 90.000 TL ile 97.000 TL arasında değişmektedir.

Trafik Kazaları ve Araç Değer Kaybı (2025-2026)

Araç fiyatlarındaki astronomik artışlar, trafik kazaları sonrası ortaya çıkan maddi zararların boyutunu büyütmüştür. Bir Kahramanmaraş Trafik Kazası Avukatı, ölümlü/yaralanmalı trafik kazalarında bedensel tazminatları (destekten yoksun kalma) takip ettiği gibi, araçlarda oluşan hasarlar nedeniyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına (ZMMS) karşı “Araç Değer Kaybı Davaları”nı yürütür. Araç değer kaybı; aracın kaza sonucu onarıldıktan sonraki ikinci el piyasa değeri ile kazadan önceki orijinal değeri arasındaki ekonomik farkı ifade eder.

Araç değer kaybı tazminatı alabilmek için gerekli yasal koşullar son derece katıdır:

  1. Zamanaşımı Süresi: Kaza tarihinin üzerinden en fazla 2 yıllık yasal sürenin geçmemiş olması gerekir.

  2. Kusur Durumu: Talepte bulunan sürücü %100 kusurlu olmamalıdır; kusurun tamamı kendisinde ise tazminat hakkı doğmaz.

  3. Araç Yaşı ve Pert Durumu: Aracın üretim yılı itibarıyla 36 aydan yaşlı olmaması kuralı uygulanır. Ayrıca aracın tamir edilemeyecek düzeyde “pert” (ağır hasar kayıtlı) olması halinde değer kaybından söz edilemez, bu durumda poliçe üzerinden pert tazminatı ödenir.

  4. Hasar Geçmişi: Onarım gören parçanın, daha önceki başka bir kazada hasar alıp tamir edilmemiş, orijinal parça olması şarttır.

Değer Kaybını Doğrudan Etkileyen HususlarHukuki ve Teknik Açıklaması
Parça Değişim İşlemleri

Kaza sonrası araçtaki orijinal parçaların sökülüp yenisiyle değiştirilmesi, aracın orijinalliğini bozduğu için en yüksek değer kaybını oluşturur.

Boya ve Düzeltme İşlemleri

Sadece boyanan veya kaporta düzeltmesi yapılan yüzeyler, parça değişimine nazaran piyasada daha kabul edilebilir olduğundan daha az değer kaybı yaratır.

SBM Hesaplama Kriterleri

Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi; aracın kilometresi, segmenti (lüks/ekonomik), piyasadaki tercih edilirliği ve ticari/hususi kullanım vasfını baz alarak matematiksel bir değer kaybı hesaplar.

Karayolları Trafik Kanunu madde 97 uyarınca, uyuşmazlığın mahkemeye veya Sigorta Tahkim Komisyonuna taşınabilmesi için öncelikle “Dava Şartı” olan yazılı başvurunun karşı tarafın sigorta şirketine (kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu ve hasar fotoğraflarıyla birlikte) yapılması zorunludur. Sigorta şirketinin 15 gün içinde cevap vermemesi veya hesaplanan tutarı eksik ödemesi halinde hukuki yollara başvurulur. Uyuşmazlık miktarına göre Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru harçları mevcuttur (örneğin 10.001 TL – 30.000 TL arası uyuşmazlıklarda 500 TL). Komisyon kararları ilam niteliğinde olup, sigorta şirketleri bu kararı derhal ödemekle mükelleftir.

İcra İflas ve Miras Hukukunun Kahramanmaraş Pratiği

Ticari döngünün tıkanması, borç-alacak ilişkilerinde temerrütlerin (gecikmelerin) yaşanmasına ve icra dairelerinin kilitlenmesine neden olmuştur. Bir Kahramanmaraş İcra Avukatı; kambiyo senetlerine (çek, senet) dayalı takipler, ilamlı (mahkeme kararına dayanan) takipler, ihtiyati haciz kararları ve ipoteğin paraya çevrilmesi süreçlerini yönetir. Aynı zamanda, borcunu ödememek kastıyla malvarlığını devreden kötü niyetli borçlulara karşı İcra İflas Kanunu uyarınca “Tasarrufun İptali” ve alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla mal kaçırma suçlarına yönelik ceza davalarını takip eder. Haksız yere icra takibine maruz kalan müvekkiller için ise “Menfi Tespit (Borçlu Olunmadığının Tespiti)” ve icra tehdidi altında ödenen paranın iadesi için “İstirdat” davaları hayati önem taşır.

Miras Paylaşımı ve Tarımsal Arazilerin Özgülenmesi

Türk Medeni Kanunu’nda miras, murisin ölümüyle birlikte mirasçılara kendiliğinden ve bir bütün olarak geçer. Ancak Kahramanmaraş gibi geniş ovalara ve güçlü bir tarımsal üretim potansiyeline sahip bir ilde, bir Kahramanmaraş Miras Avukatı / Miras Paylaşımı Avukatı’nın en çok karşılaştığı uyuşmazlık “Tarım Arazilerinin Miras Yoluyla Paylaştırılması”dır.

Normal şartlarda miras hukuku “eşit paylaşım” ilkesine dayanır. Ancak devlet, tarım arazilerinin mirasçılar arasında bölünerek küçülmesini ve ekonomik verimliliğini kaybetmesini önlemek amacıyla kanuni bir istisna getirmiştir. “Tarımsal Arazilerin Ehil Mirasçılara Özgülenmesi” prensibi uyarınca, arazinin fiziksel olarak parçalanmasının önüne geçilerek, tarımsal faaliyeti en verimli şekilde sürdürebilecek ehliyete sahip mirasçının mülkiyetine geçirilmesi amaçlanmaktadır.

Ehil Mirasçı Belirleme Kriterleri (Puanlama Sistemi)Puan Değeri
Tarımsal meslek örgütlerine/odalara 6 yıldan uzun süredir kayıtlı olma durumu5 Puan
Kendi mülkiyetinde tarım alet, makine ve teknik donanımlarına sahip olma durumu5 Puan
Tarımsal örgütlere kayıtlılık süresi 6 yılın altında olanlar2 Puan

Mirasçılar arasında anlaşma sağlanamaması halinde bu puanlama sistemi devreye girer. Uygulamada Tarım ve Orman Bakanlığının, kanun gereği arazilerini belirlenen yasal süreler içinde devretmeyen veya ortaklığını (izale-i şüyu davası yoluyla) gidermeyen mirasçılara resmî ihtarnameler gönderdiği, sürecin çözümsüz kalması durumunda ise Bakanlık müdahalesiyle arazilerin üçüncü kişilere satış işlemlerinin dahi gerçekleşebileceği hukuki bir vakıadır. Bu süreçte muris muvazaası (mirastan mal kaçırma), tenkis (saklı paylara tecavüz) ve vasiyetnamenin iptali gibi klasik miras davaları da büyük bir hukuki titizlikle yürütülür.

Sonuç ve Genel Değerlendirme

Kahramanmaraş hukuki ekosistemi, 2026 yılı itibarıyla afet psikolojisinden çıkarak, hak arama hürriyetinin usul kurallarıyla sınandığı, teknik ve zorlu bir döneme giriş yapmıştır. İş Mahkemelerinde patlamaya hazır bekleyen on binlerce tekstil işçisinin tazminat davası, Sulh Hukuk Mahkemelerinde kilitlenen kira ve tahliye krizleri, Aile Mahkemelerinde ekonomik travmaların tetiklediği boşanma ve velayet çekişmeleri ile İdare Mahkemelerinde emsal kararlara dayanan devasa tam yargı tazminat talepleri, hukuki uyuşmazlıkların boyutunu gözler önüne sermektedir.

İcra iflas dairelerindeki haciz işlemleri ve ceza mahkemelerindeki ağır yargılamalar, sürecin sadece hukuki değil, derin bir sosyo-ekonomik arka plana sahip olduğunu kanıtlamaktadır. Tüm bu karmaşık dava ve soruşturma süreçleri; delillerin hukuka uygun toplanmasından zaman aşımı sürelerinin kesilmesine, arabuluculuk şartlarının yerine getirilmesinden güncel Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarının davaya entegre edilmesine kadar eşsiz bir hukuki birikim ve strateji gerektirir. Bireylerin ve ticari işletmelerin, yasal haklarını koruyabilmesi ve geri dönülemez hak kayıplarına uğramaması adına, alanında yetkin ve tecrübeli avukatlık bürolarından profesyonel hukuki destek almaları her zamankinden daha kritik bir zorunluluktur.

YASAL UYARI: Bu içerik, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Yazıda yer alan bilgilerin, güncel mevzuat değişiklikleri veya somut olayınızın özelliklerine göre farklılık gösterebileceğini unutmayınız. Bu sitedeki bilgilere dayanarak hareket etmeden önce mutlaka uzman bir avukattan profesyonel hukuki destek almanızı öneririz. Bu nedenle, doğabilecek hak kayıplarından Baltacı Hukuk & Arabuluculuk sorumlu tutulamaz.

Yasal Bilgilendirme ve Telif Hakları

Bu platformda yer alan tüm makale, hukuki analiz ve özgün içeriklerin mülkiyet hakları münhasıran Baltacı Hukuk & Arabuluculuk ve Av. Şeref Baltacı’ya aittir. Paylaşılan tüm metinler, fikri mülkiyetin korunması ve hak sahipliğinin belgelenmesi amacıyla elektronik imzalı zaman damgası ile tescil edilmiştir. Yazılı onay alınmaksızın içeriklerin kopyalanması, özetlenmesi veya dijital mecralarda izinsiz yayınlanması durumunda yasal ve cezai yaptırımlar uygulanacaktır. Avukat meslektaşlarımızın sunulan içerikleri dava dilekçelerinde ve hukuki mütalaalarında referans göstermesi serbesttir.


Akademik Katkı ve Yazarlık Süreci

Hukuk dünyasına katkı sunmak isteyen akademisyen ve hukukçular, uygulamaya yönelik özgün makalelerini özgeçmişleri ile birlikte info@baltacihukuk.av.tr adresine ulaştırabilirler.