Anasayfa » Kahramanmaraş İş Kazası Avukatı Nedir? Nasıl Yapılır? Fiyat, Süreci ve Seçenekleri

Kahramanmaraş İş Kazası Avukatı Nedir? Nasıl Yapılır? Fiyat, Süreci ve Seçenekleri

Çalışma hayatı, ekonomik üretimin temel taşı olmakla birlikte, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksik alındığı ortamlarda çalışanların bedensel veya ruhsal bütünlüğünü tehdit eden ciddi riskler barındırır. Türk Hukukunda işçinin korunması ilkesi gereğince, işverenler işyerinde en yüksek teknolojik ve bilimsel güvenlik standartlarını sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ihlali sonucu ortaya çıkan hadiseler, iş kazası hukukunun temelini oluşturur.

Kahramanmaraş iş kazası avukatı, şu şekilde tanımlanır: İş yerinde, çalışma sırasında veya işveren tahsisli araçta meydana gelen bedensel ya da ölümlü kazalar neticesinde; kazanın Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) tespiti, kusur oranlarının belirlenmesi ve mağdur işçi ile yakınlarının maddi ve manevi tazminat haklarının İş Mahkemeleri nezdinde tahsili süreçlerini yürüten hukuki profesyoneldir.

İş kazalarından doğan tazminat davaları; SGK mevzuatı, Borçlar Kanunu haksız fiil hükümleri ve İş Kanunu normlarının bir arada, iç içe uygulandığı en kompleks yargılama alanlarından biridir. Olayın salt bir ‘kaza’ mı yoksa ‘meslek hastalığı’ mı olduğunun ayrımı, sağlık kurullarından alınan maluliyet raporları ve aktüeryal hesaplamalar, sürecin uzmanlık gerektiren teknik detaylarıdır. Özellikle Kahramanmaraş gibi sanayi, tekstil ve deprem sonrası inşaat sektörünün devasa boyutlara ulaştığı bir bölgede, iş güvenliği ihmalleri geri dönülemez sonuçlar doğurmaktadır. Bu kapsamlı rehberde; 2026 yılı güncel mevzuatı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları ve SGK pratikleri ışığında, bir iş kazası sonrasında atılması gereken hukuki adımlar tüm şeffaflığıyla ele alınmaktadır.

İş Kazası Tazminat Kalemleri: Maddi, Manevi ve SGK Geliri Karşılaştırması

İş kazası geçiren bir işçinin veya vefatı halinde yakınlarının hukuk sisteminden talep edebileceği haklar tek bir kalemde toplanmaz. Zararın niteliğine göre mahkemelerden ve devletten (SGK) talep edilecek ödemeler farklı hukuki temellere dayanır.

Aşağıdaki tabloda, iş kazası sonrası mağdurun veya ailesinin sahip olduğu temel yasal haklar karşılaştırmalı olarak özetlenmiştir:

Karşılaştırma Kriteri

Maddi Tazminat (İşverenden)

Manevi Tazminat (İşverenden)

SGK Sürekli İşgöremezlik Geliri

Amacı

Kazanç kaybını, tedavi masraflarını ve çalışma gücünün azalmasından doğan ekonomik zararı gidermek.

Kaza nedeniyle işçinin veya ailesinin yaşadığı acı, üzüntü ve ruhsal çöküntüyü bir nebze hafifletmek.

İşçinin meslekte kazanma gücünü kaybetmesi nedeniyle sosyal devlet ilkesi gereği asgari bir geçim sağlamak.

Hesaplama Yöntemi

Aktüerya bilirkişisi tarafından (yaş, maaş, kusur oranı, PMF/TRH tabloları) matematiksel olarak kuruşu kuruşuna hesaplanır.

Hakimin takdir yetkisine bağlıdır. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile olayın ağırlığı gözetilir.

SGK sağlık kurulu raporuna göre maluliyet oranı (%10 ve üzeri) ve kaza öncesi prim esas kazancı üzerinden hesaplanır.

Zamanaşımı

Kaza veya kesin maluliyet tarihinden itibaren 10 yıl.

Kaza veya kesin maluliyet tarihinden itibaren 10 yıl.

Herhangi bir zamanaşımı yoktur, SGK tespit ettiği an bağlar. (Ancak biriken maaşlar için geriye dönük 5 yıl sınırı vardır).

Kusurun Etkisi

İşçinin kendi kusuru (örn: %20) tespit edilirse, alacağı maddi tazminattan %20 oranında indirim yapılır.

İşçinin ağır kusuru manevi tazminat miktarını düşürebilir, ancak tamamen ortadan kaldırmaz.

İşçinin kusurlu olup olmamasına bakılmaz. Sadece kasıtlı eylemlerde kesinti yapılabilir.

İş kazası davalarındaki en kritik husus; SGK tarafından bağlanan “Peşin Sermaye Değerinin”, İş Mahkemesinde işverenden alınacak maddi tazminattan mahsup edilmesidir (düşülmesidir). Çünkü hukukumuzda çifte zenginleşme yasağı vardır; mağdur aynı zarar için hem devletten hem işverenden tam ödeme alamaz. Devlet, işçiye ödediği bu bedeli daha sonra “Rücu Davası” ile kusurlu işverenden tahsil eder.

Adım Adım İş Kazası Sonrası Hukuki Süreç

Bir iş kazasının yaşandığı ilk anlarda ve takip eden günlerde yapılacak hukuki ve idari bildirimler, davanın kaderini ve alınacak tazminatın miktarını doğrudan belirler. İşverenlerin, kendi kusurlarını örtbas etmek adına olayı resmi kayıtlara “iş kazası” değil, “normal rahatsızlık” olarak geçirme eğilimi oldukça yaygındır.

Hak kaybı yaşamamak için izlenmesi gereken yasal prosedür şöyledir:

  1. Tıbbi Müdahale ve Doğru Beyan: Kazanın ardından gidilen hastanede, hekimlere ve hastane polisine olayın “iş yerinde veya iş yaparken” meydana geldiği net ve ısrarlı bir şekilde beyan edilmelidir. Hastane kayıtlarına “İş Kazası” olarak düşülen şerh, sürecin en temel yasal delilidir.

  2. Kolluk ve SGK Bildirim Süreci: İşveren, kazayı o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) ise en geç kazadan sonraki 3 iş günü içinde bildirmek zorundadır. İşveren bildirmezse, işçi (veya yakını) doğrudan SGK müdürlüğüne dilekçe vererek durumu ihbar etmelidir.

  3. SGK Müfettiş İncelemesi ve Olayın Tespiti: Bildirim üzerine SGK, bir İş Müfettişi veya Denetmen görevlendirir. Müfettiş, işyerine giderek tutanaklar tutar, tanıkları dinler ve olayın “iş kazası” olup olmadığını resmi olarak karara bağlar. Eğer SGK olayı iş kazası saymazsa, yetkili İş Mahkemesinde öncelikle “İş Kazasının Tespiti Davası” açılması gerekir.

  4. Maluliyet (İşgöremezlik) Oranının Tespiti: İşçinin tıbbi tedavisi bittikten sonra, SGK Sağlık Kuruluna sevk edilir. Kurul, işçinin bedensel veya ruhsal kaybını yüzde (%) olarak belirler. Oran %10’un üzerinde çıkarsa işçiye sürekli işgöremezlik geliri bağlanır.

  5. Kusur Bilirkişisi İncelemesi: İş Mahkemesinde tazminat davası açıldığında, dosya (İş Güvenliği Uzmanı, Makine Mühendisi vb. uzmanlardan oluşan) bir bilirkişi heyetine gider. Heyet; işverenin iş güvenliği eğitimi verip vermediğini, koruyucu donanım sağlayıp sağlamadığını inceleyerek % olarak kusur dağılımı yapar (Örn: İşveren %80, İşçi %20 kusurlu).

  6. Aktüerya Hesabı ve Hüküm: Kusur oranları ve maluliyet durumu kesinleştikten sonra, Aktüerya bilirkişisi işçinin kalan ömrü boyunca yaşayacağı “gelir kaybını” kuruşu kuruşuna hesaplar. Mahkeme, hesaplanan bu maddi tazminat ile birlikte manevi tazminata da hükmederek süreci (yerel mahkeme nezdinde) sonlandırır.

📊 Öne Çıkan İstatistik Verisi Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü (İSGGM) istatistik raporlarına göre, Türkiye genelinde meydana gelen ve yaralanma/ölüm ile sonuçlanan olayların yaklaşık %40’ı işverenler tarafından kuruma “iş kazası” olarak değil, “normal hastalık” veya “dışarıda kaza” olarak bildirilmektedir. Yargıya intikal eden bu vakaların ezici çoğunluğunda (%85 üzeri) İş Mahkemeleri olayın gerçekte bir “İş Kazası” olduğuna hükmetmektedir. Bu veri, resmi kayıtların doğruluğunun teyidi için hukuki başvurunun önemini açıkça ortaya koymaktadır.

Şehir Bazlı Varyasyonlar: Kahramanmaraş İş Kazası Dinamikleri

Kahramanmaraş ekonomisi ve coğrafyası, iş sağlığı ve güvenliği hukuku açısından bölgeye has çok spesifik yargı kararlarının (içtihatların) doğmasına neden olmuştur. Şehrin lokomotif sektörleri ve 6 Şubat depremlerinin etkileri, iş kazası davalarının karakteristik yapısını değiştirmiştir:

  • Tekstil, İplik ve Dokuma Fabrikaları Kazaları: Kahramanmaraş, Türkiye’nin en büyük iplik ve tekstil üretim merkezlerinden biridir. Bu sektörde yoğun olarak karşılaşılan makine kapmaca (uzuv kopmaları), taşıma bandı kazaları ve pamuk tozuna bağlı meslek hastalıkları (bissinoz) davalara konu olmaktadır. Tekstil fabrikalarındaki davalarda mahkemeler, işverenin makinelerde “çift el kumanda” veya “fotosel bariyer” gibi modern iş güvenliği donanımlarını kullanıp kullanmadığını doğrudan kusur nedeni saymaktadır.

  • Deprem Sonrası İnşaat, Hafriyat ve Yıkım Sektörü: 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Kahramanmaraş genelinde (özellikle Dulkadiroğlu, Onikişubat, Elbistan) başlayan devasa yıkım ve yeniden inşa süreci, şantiye kazalarında (yüksekten düşme, hafriyat altında kalma, vinç kazaları) dramatik bir artış yaratmıştır. Bu tür taşeron firmaların karıştığı şantiye kazalarında hukuki süreç, “Asıl İşveren – Alt İşveren (Taşeron)” ilişkisi üzerinden yürür. Yargıtay kuralları gereği, inşaatın asıl müteahhidi de, kazayı yapan taşeron firma ile birlikte mağdur işçiye karşı müteselsilen (birlikte) sorumlu tutulmaktadır.

  • Metal Mutfak Eşyaları Sanayisi: Kahramanmaraş’ın dünyaca ünlü paslanmaz çelik mutfak eşyaları sektöründe, pres makineleri kazaları (parmak/el kopmaları) oldukça yaygındır. Pres makinelerinde yaşanan uzuv kayıplarında, işçinin “dalgınlığı” savunmasına itibar edilmez; işverenin makineyi dalgınlığa dahi mahal vermeyecek şekilde muhafazalı (kapalı devre) hale getirmesi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından zorunlu kılınmaktadır. Aksi halde “Kaçınılmazlık İlkesi” uygulanamaz ve işveren kusurlu bulunur.

Meslek Hastalığı ve İş Kazası Arasındaki İnce Çizgi

İşçi sağlığı hukukunda “İş Kazası” anlık ve dışarıdan gelen bir etkiyle meydana gelen ani zararları (örneğin iskeleden düşme) ifade ederken; “Meslek Hastalığı”, sigortalının çalıştığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hallerini tanımlar (5510 Sayılı Kanun m.14).

Özellikle Kahramanmaraş tekstil sanayisindeki yoğun gürültüye bağlı işitme kayıpları, tozlu ortama bağlı solunum yolu hastalıkları ve ağır yük taşımaya bağlı bel fıtıkları meslek hastalığı kapsamına girmektedir. Hukuki süreçte en önemli fark, ispat usulündedir. Bir rahatsızlığın meslek hastalığı sayılabilmesi için, hastalığın işin yapılış şeklinden kaynaklandığının SGK Yetkili Meslek Hastalıkları Hastaneleri tarafından tespit edilmesi ve illiyet (nedensellik) bağının tıbben kurulması şarttır. İş kazalarına kıyasla, meslek hastalıklarının tespiti ve tazminat süreçleri, inkübasyon (kuluçka) süreleri nedeniyle çok daha karmaşık ve uzun süreli hukuki tetkikler gerektirir.

İnsanların Bunları Da Sordu

Arama motorlarında iş kazası ve tazminat hukuku ile ilgili en sık sorulan gerçek kullanıcı sorularına kısa ve net hukuki açıklamalar:

İş kazası geçirdim, ne kadar tazminat alırım?

Tazminat miktarı sabit bir rakam veya tarife değildir. İşçinin kaza tarihindeki net maaşı (geliri), kalan yaşam/çalışma süresi (yaşı), sağlık kurulu raporundaki kalıcı maluliyet (sakatlık) oranı ve kazadaki kusur oranı formüle edilerek aktüerya uzmanları tarafından hesaplanır. Manevi tazminat ise hakimin olayın ağırlığına göre takdir edeceği ayrı bir tutardır.

Kaza sonrası işveren bana belge imzalatmak istiyor, ne yapmalıyım?

Tedavi sürecindeyken veya hemen sonrasında işverenler genellikle “tüm haklarımı aldım, şikayetçi değilim” ibareli ibraname adı verilen belgeler imzalatmak ister. Türk Borçlar Kanunu uyarınca, kazadan hemen sonraki dönemde (işçinin gerçek zararının netleşmediği evrede) alınan ibranameler kural olarak geçersizdir. Ancak hukuki güvenliğiniz için, bir hukuki profesyonele danışmadan kesinlikle hiçbir resmi veya gayri resmi belge imzalamamalısınız.

Serviste geçirilen kaza iş kazası mıdır?

Evet, 5510 sayılı SGK Kanunu’nun 13. maddesine göre, sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen her türlü trafik kazası, hukuk sistemimizde “iş kazası” olarak kabul edilir. Bu durumda hem trafik sigortasından hem de şartları varsa işverenden tazminat talep edilebilir.

Kayıt dışı (sigortasız) çalışan kişi iş kazası geçirirse ne olur?

İşçinin sigortasız (kayıt dışı) çalıştırılması, işvereni tazminat sorumluluğundan kurtarmaz. İşçi, olayın işyerinde meydana geldiğini tanıklar, güvenlik kamerası görüntüleri veya hastane kayıtlarıyla ispatladığı takdirde; hem SGK’dan hizmet tespiti talep edebilir hem de işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açabilir.

Bu Makaleden Sonra Ne Yapmalısınız? (Yol Haritası)

Kendisi veya bir yakını iş kazası geçiren kişilerin, hak kaybına uğramamak ve yasal süreçleri doğru başlatmak için izlemesi gereken stratejik harita:

  1. Hastane Kayıtlarını Doğrulatın: Hastane epikriz raporlarında, poliklinik giriş kayıtlarında ve adli tıp raporlarında olayın “İş Kazası” olarak kaydedildiğinden emin olun. İşverenin baskısıyla “evde düştüm” gibi verilen yalan beyanlar, tüm tazminat hakkını baştan yok edecektir.

  2. SGK Bildirimini Sorgulayın: Kaza tarihinden itibaren 3 gün geçtikten sonra, e-Devlet üzerinden veya bizzat Kahramanmaraş SGK İl Müdürlüğüne giderek olayın resmi olarak kuruma “iş kazası” statüsünde bildirilip bildirilmediğini teyit edin.

  3. Delilleri Güvenceye Alın: Olay yerini gören kamera kayıtları silinmeden temin edilmeye çalışılmalı; kazayı gören mesai arkadaşlarınızın iletişim bilgileri (tanık olarak gösterilmek üzere) kaydedilmelidir. Olay yeri fotoğrafları, özellikle hatalı makinelerin/şantiyelerin tespiti için hayati delillerdir.

  4. Hukuki Bir Değerlendirme Alın: İşverenin size ödemeyi teklif ettiği sembolik rakamlar ile yasal olarak hak ettiğiniz aktüeryal tazminat arasında genellikle devasa uçurumlar bulunur. İşe iade veya tazminat süreçleri için mutlaka iş ve sosyal güvenlik hukukuna hakim bir profesyonelden teknik görüş alın.

Terimler Sözlüğü

İş Mahkemelerinde, SGK müfettiş raporlarında ve adliye süreçlerinde sıkça duyacağınız teknik hukuki terimlerin anlamları:

  • SGK Rücu Davası: Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, iş kazası geçiren işçiye ödediği ödenekleri (sağlık masrafları, gelir vb.), kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan işverenden faiziyle geri istemek amacıyla açtığı dava.

  • Maluliyet (İşgöremezlik) Oranı: İşçinin geçirdiği kaza sonrası, mesleğini icra etme kapasitesinde (bedensel veya ruhsal) yaşadığı kaybın yüzde (%) cinsinden sağlık kurullarınca ifadesi.

  • Peşin Sermaye Değeri (PSD): SGK tarafından işçiye bağlanan ömür boyu gelirin, bağlanma tarihindeki peşin (toplu) değerini ifade eden aktüeryal rakam. İşverenden alınacak tazminattan düşülür.

  • Asıl İşveren – Alt İşveren: Bir işverenden (Asıl), işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde iş alan ve kendi işçilerini çalıştıran diğer işveren (Taşeron/Alt işveren). İş kazalarında her ikisi de mağdura karşı müştereken sorumludur.

  • Müterafik Kusur: Kazanın meydana gelmesinde, işverenin iş güvenliği ihmallerinin yanı sıra, işçinin de kurallara uymaması veya dikkatsizliği sonucu olaya etki etmesi durumu (Tazminat miktarını düşürür).

  • Kaçınılmazlık İlkesi: Teknolojinin ve bilimsel imkanların en üst düzeyde kullanılmasına rağmen, kazanın meydana gelmesinin engellenemediği durumlar. Bu iddia kabul edilirse işverenin sorumluluğu kalkabilir, ancak pres ve inşaat kazalarında ispatı çok zordur.

  • Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: Ölümlü iş kazalarında, vefat eden işçinin ekonomik desteğinden ve bakımından mahrum kalan yasal mirasçılarına (eş, çocuk, anne-baba) ödenen maddi tutar.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Bir olayın iş kazası sayılabilmesi için şartlar nelerdir? 5510 sayılı Kanuna göre; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle, görevli olarak başka bir yere gönderilmesi yüzünden veya işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında (servis kazası) meydana gelen ve sigortalıyı bedenen/ruhen engelli hâle getiren her olay iş kazasıdır.

İş kazası tazminat davası açmadan önce SGK’ya başvuru zorunlu mu? Evet, İş Mahkemesinde tazminat davası açılabilmesi ve maluliyet oranının tespit edilebilmesi için öncelikle kazanın SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) tarafından ‘iş kazası’ olarak tespit edilmiş olması zorunludur. SGK olayı iş kazası saymazsa, önce ‘İş Kazasının Tespiti Davası’ açılması gerekir.

Kayıt dışı (sigortasız) çalışırken iş kazası geçiren işçi dava açabilir mi? Kesinlikle dava açabilir. İşçinin sigortasız çalıştırılıyor olması, işverenin iş kazasından doğan hukuki ve cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu durumda hem hizmet (sigortalılık) tespiti davası hem de iş kazası tazminat davası birlikte veya ardışık olarak yürütülür.

İş kazası tazminat davalarında zamanaşımı süresi ne kadardır? Türk Borçlar Kanunu madde 146 uyarınca, iş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları genel olarak 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre, kural olarak kaza tarihinden (veya maluliyetin kesin olarak anlaşıldığı tarihten) itibaren işlemeye başlar.

İşçi kendi dikkatsizliği sonucu yaralanırsa tazminat alabilir mi? İş kazasında işçinin de kusuru (dikkatsizliği) varsa, bu durum ‘müterafik (ortak) kusur’ olarak değerlendirilir. İşçinin kusur oranı (örneğin %30), hesaplanan toplam tazminat miktarından indirilir. Ancak işçi %100 tam kusurlu değilse, işverenin organizasyon ve gözetim sorumluluğu nedeniyle tazminat hakkı kural olarak devam eder.

Sürekli işgöremezlik geliri nedir, tazminattan düşülür mü? İş kazası sonucu meslekte kazanma gücünü en az %10 oranında kaybeden sigortalıya SGK tarafından bağlanan ömür boyu gelirdir. SGK’nın bağladığı bu gelirin ‘peşin sermaye değeri’, işverene karşı açılan maddi tazminat davasında hesaplanan toplam tazminattan mahsup edilir (düşülür).

İş kazası geçiren işçinin işten çıkarılması yasal mıdır? İşverenin, işçiyi sırf iş kazası geçirdiği veya bu sebeple dava açtığı için işten çıkarması haksız fesih ve bazı durumlarda kötüniyetli fesihtir. İşçi, ihbar ve kıdem tazminatının yanı sıra, şartları varsa işe iade davası ve kötüniyet tazminatı talep edebilir.

Ölümlü iş kazalarında kimler tazminat talep edebilir? Vefat eden işçinin eşi, çocukları ve düzenli destek olduğu kanıtlanabilen anne-babası ‘destekten yoksun kalma tazminatı’ (maddi tazminat) talep edebilir. Ayrıca, bu kişilerle birlikte vefat edenin kardeşleri gibi diğer yakınları da yaşadıkları ağır acı ve elem nedeniyle manevi tazminat davası açabilirler.

Sonuç ve Genel Değerlendirme

İş kazaları, temel insan hakkı olan “yaşam ve sağlıklı çalışma” hakkının ağır bir ihlali olup, hukuki sonuçları itibarıyla toplumun tüm kesimlerini etkileyen derin vakalardır. Modern çalışma hukuku, işverenin ekonomik gücüne karşı zayıf konumda olan işçiyi mutlak surette korumayı ve meydana gelen zararı en hakkaniyetli şekilde gidermeyi hedefler. Ancak bu tazmin sisteminin etkin şekilde çalışabilmesi; olayın SGK’ya doğru bildirilmesine, maluliyet oranlarının adli tıp standartlarında kusursuz tespit edilmesine ve aktüeryal hesaplamaların Yargıtay normlarına uygun yapılmasına bağlıdır. Türkiye Barolar Birliği’nin meslek ilkeleri doğrultusunda ifade edilmelidir ki; işverenlerin sunduğu erken dönem ibranamelerin kabulü veya sürecin kulaktan dolma bilgilerle yürütülmesi, mağdur işçiler ve yetim kalan aileler için telafisi imkansız ekonomik hak kayıpları doğurmaktadır. Özellikle Kahramanmaraş gibi sanayi ve ağır şantiye koşullarının hakim olduğu bölgelerde, hukuki sürecin baştan sona iş ve sosyal güvenlik hukuku dinamiklerine hakim profesyonel bir temsil ile yürütülmesi yasal güvenliğin yegane teminatıdır.

Son Güncelleme: 23 Mart 2026