Anasayfa » Kahramanmaraş Velayet Davası Avukatı Nedir? Nasıl Yapılır? Fiyat, Süreci ve Seçenekleri

Kahramanmaraş Velayet Davası Avukatı Nedir? Nasıl Yapılır? Fiyat, Süreci ve Seçenekleri

Aile birliğinin boşanma veya ayrılıkla sonuçlanması durumunda, evliliğin tarafları için hukuki bağlar koparken, müşterek (ortak) çocuklar için yepyeni ve çok daha hassas bir süreç başlar. Çocuğun fiziksel, zihinsel, ahlaki ve sosyal gelişimini en sağlıklı şekilde nerede ve kiminle tamamlayacağı sorunu, Aile Hukuku’nun en hayati konusudur.

Kahramanmaraş velayet davası avukatı, şu şekilde tanımlanır: Türk Medeni Kanunu ve Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi çerçevesinde; boşanma aşamasında veya sonrasında çocuğun velayetinin ebeveynlerden birine verilmesi, ortak velayet tesisi, velayetin değiştirilmesi/kaldırılması ve ebeveyn ile çocuk arasında yasal kişisel ilişki (görüşme) günlerinin mahkeme nezdinde düzenlenmesi süreçlerini yürüten hukuki profesyoneldir.

Velayet davaları, Aile Mahkemelerinde eşlerin birbirlerine karşı duydukları öfkeden veya kusur oranlarından (örneğin aldatma) bağımsız olarak değerlendirilen, sadece ve sadece “Çocuğun Üstün Yararı” ilkesinin baz alındığı spesifik yargılamalardır. Özellikle Kahramanmaraş gibi 6 Şubat afetinin yarattığı fiziksel kayıpların ve barınma krizlerinin yaşandığı bir bölgede, velayet ve çocukla görüşme hakları çok daha derin sosyolojik ve psikolojik incelemeleri gerektirmektedir. Bu kapsamlı rehberde; 2026 yılı güncel mevzuatı, Adalet Bakanlığı uzman raporlama usulleri ve Yargıtay’ın en güncel velayet içtihatları ışığında, sürecin hukuki dinamikleri nesnel bir yaklaşımla ele alınmaktadır.

Velayet Türleri: Tek Velayet ve Ortak Velayet Karşılaştırması

Türk Medeni Kanunu’na göre evlilik devam ettiği sürece anne ve baba velayeti birlikte kullanır. Ancak boşanma durumunda hakim, çocuğun üstün yararına göre velayet rejimini yeniden düzenler.

Aşağıdaki tabloda, Aile Mahkemelerince hükmedilen iki farklı velayet uygulamasının hukuki şartları özetlenmiştir:

Karşılaştırma Kriteri

Tek (Bireysel) Velayet

Ortak Velayet

Tanımı

Çocuğun bakımı, temsili ve eğitimiyle ilgili tüm yasal karar yetkisinin sadece bir ebeveynde olması.

Çocuğun eğitimi, sağlığı ve geleceği hakkındaki kritik yasal kararların anne ve baba tarafından ortaklaşa alınması.

Uygulanma Alanı

Çekişmeli boşanma davalarında ve ebeveynlerin ciddi uyuşmazlık yaşadığı her durumda asıl kuraldır.

Yalnızca ebeveynlerin tam bir uzlaşı içinde olduğu “Anlaşmalı Boşanma” durumlarında uygulanabilir.

Kişisel İlişki (Görüşme)

Velayeti almayan ebeveyn, çocuğunu mahkemenin belirlediği gün ve saatlerde (hafta sonu vb.) görür.

Çocuk fiziken bir ebeveynin yanında kalsa da, her iki ebeveynle çok daha esnek ve geniş zamanlı görüşür.

Karar Alma Süreci

Okul kaydı, yurt dışı çıkışı, ameliyat izni gibi kararları velayeti elinde bulunduran ebeveyn tek başına alır.

Bu tür kritik kararlarda her iki ebeveynin de yasal olarak ıslak imzası (onayı) aranır.

Uluslararası Geçerlilik

TMK’nın geleneksel uygulamasıdır, sorunsuz işler.

AİHM ve Yargıtay kararlarıyla Türk hukukuna girmiştir, ancak resmi kurumlarda (okul, hastane) bazen bürokratik tıkanıklıklar yaşanabilmektedir.

Ortak velayet, boşanmadan sonra anne ve babanın çatışmayı tamamen bitirdiği ve çocuk için bir araya gelebildiği ideal bir modeldir. Ancak ebeveynler arasında iletişim kopukluğu varsa, ortak velayet çocuğun hayatını kilitleyeceği için hakim doğrudan tek velayete hükmeder.

Adım Adım Velayet ve Sosyal İnceleme (SİR) Süreci

Velayet davaları, Aile Mahkemesi hakiminin inisiyatifinden ziyade, pedagoji ve psikoloji biliminin rehberliğinde yürütülür. Çocuğun menfaati söz konusu olduğunda mahkemeler çok titiz bir usul izler.

Bir velayet davasının (veya velayetin değiştirilmesi davasının) hukuki seyri genel hatlarıyla şu 6 aşamadan oluşur:

  1. Dava Açılışı ve Geçici Velayet: Dava açılır açılmaz, yargılama süresince çocuğun mağdur olmaması adına hakim ivedilikle “Geçici Velayet” ve “Geçici Tedbir Nafakası” kararı verir. Bu aşamada çocuğun halihazırda yaşadığı düzenin bozulmamasına özen gösterilir.

  2. Uzman Ataması: Dosya, adliye bünyesinde çalışan Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü (ADM) uzmanlarına (psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı) tevdi edilir.

  3. Ebeveynlerle Görüşme: Uzman, anne ve baba ile adliyede veya duruşma harici bir ortamda ayrı ayrı görüşür. Ebeveynlerin psikolojik durumu, çocuğa ayırabilecekleri zaman ve öfke kontrolleri analiz edilir.

  4. Çocukla Görüşme (İdrak Çağı Kuralı): Uzman, çocukla görüşür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre, özellikle 8 yaş ve üzeri idrak çağındaki çocukların (kendilerini ifade edebildikleri için) hangi ebeveynle kalmak istediklerinin uzman eşliğinde bizzat dinlenmesi yasal bir zorunluluktur. Çocuğun beyanı büyük ölçüde dikkate alınır.

  5. Sosyal İnceleme Raporunun (SİR) Sunulması: Uzman, ebeveynlerin evlerini, çocuğun okulunu/öğretmenlerini de inceleyerek mahkemeye “Çocuğun fiziksel ve ahlaki gelişimi için velayetin kime verilmesinin uygun olacağını” belirten detaylı bir SİR raporu sunar.

  6. Karar ve Kişisel İlişki Tesisi: Hakim, SİR raporunu, tanık beyanlarını ve dosyayı değerlendirerek velayeti bir ebeveyne verir. Eş zamanlı olarak, velayeti alamayan ebeveynin çocukla hangi hafta sonları, hangi dini ve milli bayramlarda, yaz tatilinde kaç gün yatılı görüşeceğine dair “Kişisel İlişki Tesisine” hükmeder.

📊 Öne Çıkan İstatistik Verisi Adalet Bakanlığı ve TÜİK verilerine göre; Türkiye genelinde boşanma davaları sonucunda velayet haklarının yaklaşık %74’ü anneye, %26’sı ise babaya verilmektedir. Babanın velayeti aldığı durumların ezici çoğunluğu; idrak çağındaki (10-14 yaş) çocukların açıkça babayla kalmak istemesi, annenin ağır psikolojik rahatsızlıkları olması veya annenin çocuğun ihtiyaçlarına cevap veremeyecek düzeyde haysiyetsiz hayat sürmesi gibi faktörlerin Pedagog raporlarıyla (SİR) kanıtlandığı dosyalardır.

Şehir Bazlı Varyasyonlar: Kahramanmaraş Depremlerinin Velayet Hukukuna Etkileri

6 Şubat depremleri, Kahramanmaraş ve çevre ilçelerde sadece binaları değil, kurulu yaşam düzenlerini de yıkmıştır. Bu olağanüstü durum, Aile Mahkemelerindeki velayet uyuşmazlıklarında yepyeni içtihatların oluşmasına neden olmuştur:

  • Konteyner Kentlerde Yaşam ve Fiziki Şartlar: Deprem sonrası evini kaybeden ebeveynlerden birinin çadırda veya konteyner kentte, diğerinin ise şehir dışında sağlam bir evde yaşaması durumu velayet davalarında sıkça tartışılmaktadır. Hukuki Yaklaşım: Mahkemeler ve pedagoglar, fiziki lüksü veya betonarme bir evi tek başına “çocuğun üstün yararı” saymaz. Ebeveynin konteynerde yaşaması velayeti alamayacağı anlamına gelmez. Çocuğa sunulan şefkat, travma sonrası duygusal destek ve güvenlik hissi, fiziki imkanlardan daha üstün tutulmaktadır.

  • Şehir Değişikliği (Zorunlu Göç) ve Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi: Kahramanmaraş’tan ayrılıp Ankara, İstanbul gibi illere yerleşen velayet sahibi ebeveynler nedeniyle, geride kalan ebeveynin (örneğin Kahramanmaraş’taki babanın) çocukla görüşmesi (Kişisel İlişki) imkansız hale gelmiştir. Mahkemeler bu durumda klasik “her ayın 1. ve 3. hafta sonu” kuralını esneterek; sömestr ve yaz tatillerinde çocukla geçirilecek süreyi uzatma yoluna gitmektedir (örneğin yazın 1 ay yerine 1.5 ay babaya verilmesi gibi).

  • Toplu Kayıplar ve Vesayet Davaları: Depremde hem anne hem de babasını kaybeden çocukların durumu velayet değil, Vesayet hukukunun konusudur. Hayatta kalan büyük ebeveynler (dede, nine) veya teyze/amcalar Kahramanmaraş Sulh Hukuk Mahkemelerine başvurarak yetim ve öksüz kalan çocuklara “Vasi” olarak atanmayı talep etmekte; devletin ilgili kurumları (Sosyal Hizmetler) bu çocukların koruyucu aile ve vesayet süreçlerini titizlikle denetlemektedir.

Velayetin Değiştirilmesi ve Kaldırılması Şartları

Velayet kararları “Kesin Hüküm” teşkil etmez. Yani boşanma anında velayetin anneye (veya babaya) verilmesi, o çocuğun 18 yaşına kadar hep aynı ebeveynde kalacağı anlamına gelmez. Şartlar değişirse mahkemeye yeniden başvurulabilir.

  1. Velayetin Değiştirilmesi Davası: Velayeti elinde bulunduran kişinin yeniden evlenmesi, başka bir şehre taşınması, çocuğun eğitim veya sağlık haklarını ihmal etmesi yahut çocuğun büyüyerek (örneğin 12 yaşına gelip) diğer ebeveynin yanına geçmek istemesi durumlarında Aile Mahkemesinde dava açılır. Hakim, şartların değiştiğini ve değişikliğin çocuğun yararına olduğunu tespit ederse velayeti diğer eşe geçirir.

  2. Velayetin Kaldırılması (Ağır İhlal): Çok daha ağır bir durumdur. Ebeveynin ağır alkol/madde bağımlılığı, çocuğa yönelik fiziksel ve cinsel istismarı veya çocuğu suça itmesi durumlarında açılır. Gerekirse her iki ebeveynin de velayeti kaldırılarak çocuk Devlet korumasına (Sosyal Hizmetler Kurumu) alınır veya bir Vasi atanır.

İnsanların Bunları Da Sordu 

Aile Mahkemesi davaları ve velayet süreçleri ile ilgili arama motorlarında en sık karşılaşılan kullanıcı sorularına yönelik kısa ve net hukuki açıklamalar:

Velayet davasında çocuğun yaşı ne kadar önemlidir?

Çocuğun yaşı velayet kararında en kritik unsurdur. Yargıtay içtihatlarına göre 0-3 yaş arası bebeklerin anne bakım ve şefkatine mutlak muhtaç olduğu kabul edilir. 8 yaş ve üzeri çocuklar ise ‘idrak çağında’ sayıldığından, mahkemede bizzat dinlenerek hangi ebeveynle kalmak istedikleri sorulur.

Ortak velayet Türkiye’de mümkün mü?

Evet. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve Yargıtay kararları doğrultusunda, tarafların anlaşmalı boşanma protokolünde ortak velayeti kabul etmeleri ve mahkemenin de bunun çocuğun üstün yararına olduğuna kanaat getirmesi halinde ortak velayet kararı verilebilmektedir.

Anne çalışmıyorsa velayeti alamaz mı?

Bu yaygın bir yanılgıdır. Ekonomik durum tek başına velayetin belirlenmesinde kıstas değildir. Annenin çalışmaması veya gelirinin düşük olması, velayetin babaya verilmesini gerektirmez. Mahkeme, çocuğun maddi ihtiyaçlarını karşılamak üzere babanın ‘iştirak nafakası’ ödemesine karar vererek velayeti anneye bırakabilir.

Velayeti alan eş çocuğu şehir dışına götürebilir mi?

Velayet hakkını elinde bulunduran ebeveyn kural olarak çocuğun ikametgahını belirleme hakkına sahiptir ve çocuğu şehir dışına taşıyabilir. Ancak bu durum, diğer eşin kişisel ilişki kurma (görüşme) hakkını fiilen engelliyorsa, diğer eş mahkemeye başvurarak kişisel ilişki günlerinin yeniden düzenlenmesini talep edebilir.

Velayetin değiştirilmesi davası hangi durumlarda açılır?

Velayeti elinde bulunduran kişinin yeniden evlenmesi (çocuğa zarar vermesi şartıyla), başka bir yere gitmesi, çocuğa fiziksel/psikolojik şiddet uygulaması, çocuğun temel eğitim ve sağlık ihtiyaçlarını ihmal etmesi gibi durumlarda, diğer eş Aile Mahkemesinde velayetin değiştirilmesi davası açabilir.

Velayet davası ne kadar sürer?

Anlaşmalı boşanmalarda velayet kararı tek celsede (1-4 hafta içinde) verilirken; çekişmeli velayet veya velayetin değiştirilmesi davalarında uzman pedagog raporlarının (SİR) alınması, tanık dinlenmesi ve sosyal incelemeler nedeniyle süreç genellikle 1 ila 2 yıl arasında sürmektedir.

Çocuğun velayeti büyük anne veya büyük babaya verilebilir mi?

Velayet hakkı münhasıran anne ve babaya aittir; büyük anne, büyük baba veya teyzeye velayet verilemez. Ancak anne ve babanın her ikisinin de vefat etmesi, hapse girmesi veya velayete tamamen ehliyetsiz olmaları durumunda, akrabalar Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak çocuğa ‘vasi’ (vesayet) olarak atanmayı talep edebilirler.

Mahkemede pedagog raporu bağlayıcı mıdır?

Sosyal İnceleme Raporu (SİR) olarak bilinen pedagog ve psikolog raporları, hakimi yüzde yüz bağlamasa da Yargıtay içtihatlarına göre kararın omurgasını oluşturur. Hakim, uzman raporunun aksine bir karar verecekse, bunun hukuki gerekçesini kararında çok somut ve güçlü delillerle açıklamak zorundadır.

Bu Makaleden Sonra Ne Yapmalısınız? (Yol Haritası)

Velayet konusunda çekişme yaşayan ebeveynlerin, çocuklarının psikolojisini korumak ve hukuki hak kayıplarını önlemek için izlemesi gereken stratejik harita:

  1. Çocuğu Bir ‘Silah’ Olarak Kullanmaktan Kaçının: Mahkeme pedagoglarının ebeveynlerde en çok dikkat ettiği (ve aleyhe raporladığı) husus, ebeveynin çocuğu diğer eşe karşı doldurması veya düşman etmeye çalışmasıdır (Ebeveyne Yabancılaştırma Sendromu). Çocuğun diğer ebeveynle sevgi bağı kurmasını destekleyen taraf, pedagog raporlarında daima pozitif değerlendirilir.

  2. Sosyal İnceleme Raporuna (SİR) Hazırlıklı Olun: Uzman görüşmesi davanın kaderidir. Evinizin çocuğun fiziksel ihtiyaçlarına (çalışma masası, ayrı bir oda vb.) uygun olup olmadığını kontrol edin ve uzmanlara sadece çocuğun iyiliğine odaklandığınızı objektif olarak anlatın.

  3. Ekonomik Baskıya Boyun Eğmeyin: “Param yok, çocuğu benden alırlar” korkusuyla hukuki mücadeleden vazgeçmeyin. Kanun, çalışmayan ebeveyne çocuk için ‘İştirak Nafakası’ ödenmesini zorunlu kılar.

  4. Hukuki Süreci Profesyonelce Yönetin: Velayet davaları, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yıllar içinde oluşturduğu “İdrak Çağı”, “Bedeni ve Fikri Gelişim” gibi katı içtihatlara dayanır. Çocuğunuzun geleceğini etkileyecek bu süreçlerde, aile hukuku dinamiklerine hakim nesnel bir hukuki profesyonelden analiz ve temsil desteği almanız hayati önem taşır.

Terimler Sözlüğü

Aile Mahkemesi tebligatlarında, pedagog raporlarında ve uzman görüşmelerinde sıklıkla karşınıza çıkacak hukuki terimlerin teknik anlamları:

  • Velayet: Ergin olmayan (18 yaşını doldurmamış) veya mahkemece kısıtlanmış ergin çocukların bakımı, eğitimi, temsili ve korunması konularında anne babaya tanınan anayasal hak ve yükümlülük.

  • Kişisel İlişki Tesisi: Velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin (veya büyükanne/büyükbabanın), çocukla belirli gün ve tatillerde bir araya gelmesi, yatılı kalması ve iletişim kurması için mahkemece kurulan yasal düzen.

  • SİR (Sosyal İnceleme Raporu): Adliye bünyesinde çalışan pedagog, psikolog veya sosyal hizmet uzmanlarının; taraflarla ve çocukla görüşüp, yaşam alanlarını inceleyerek hazırladığı ve mahkemeye sunduğu tavsiye niteliğindeki uzman raporu.

  • İdrak Çağı: Çocuğun etrafında olup biteni kavrayabilecek, kendi görüş ve tercihlerini mantıklı bir şekilde ifade edebilecek zihinsel olgunluğa ulaştığı (Yargıtayca genellikle 8 yaş ve üzeri kabul edilen) dönem.

  • İştirak Nafakası: Velayet kendisinde olmayan ebeveynin, müşterek çocuğun barınma, beslenme, eğitim ve sağlık gibi masraflarına mali gücü oranında her ay ödemekle yükümlü kılındığı nakdi katkı payı.

  • Ebeveyne Yabancılaştırma Sendromu (PAS): Velayeti elinde bulunduran ebeveynin, çocuğu sistematik olarak manipüle ederek (beyin yıkayarak) diğer ebeveyne karşı korku, nefret ve düşmanlık hissetmesini sağlaması (Hukuken velayetin değiştirilmesi sebebidir).

  • Vesayet (Vasi): Velayet altında bulunmayan küçüklerin (örneğin anne babası ölenlerin) veya kısıtlanmış erginlerin haklarını korumak üzere Sulh Hukuk Mahkemesince atanan yasal temsilci.

Sonuç ve Genel Değerlendirme

Velayet hukuku, salt yasa maddelerinin uygulanmasından öte, bir insanın (çocuğun) gelecekteki psikolojik sağlığının, ahlaki değerlerinin ve fiziksel güvenliğinin mahkeme kürsüsünde tasarlanmasıdır. Türk Hukuk sisteminde velayet kavgası bir ebeveynin diğerini yendiği bir “zafer” değil; çocuğun en az hasarla hayatına devam etmesini sağlayan bir “emanet” sürecidir. Gerek pedagogların (SİR raporlarının) titiz incelemeleri, gerekse idrak çağındaki çocuğun kendi kaderi hakkındaki beyanı, bu yargılamaları sıradan bir hukuk davasından ayırmaktadır. Türkiye Barolar Birliği’nin meslek ilkeleri çerçevesinde ifade etmek gerekir ki; özellikle Kahramanmaraş gibi afet sonrası barınma krizlerinin, göç dalgalarının ve psikolojik travmaların mülkiyet sınırlarını aştığı bölgelerde, velayet davalarının kulaktan dolma bilgilerle veya intikam hissiyle değil; tamamen çocuğun üstün yararına odaklanmış, nesnel ve Aile Mahkemesi içtihatlarına tam hakim profesyonel bir hukuki temsille yürütülmesi zaruridir.

Son Güncelleme: 23 Mart 2026