Nafaka Hesaplama Aracı 2026 Güncel
Nafaka Hesaplama Aracı
* DİKKAT: Türk Medeni Kanunu'nda nafaka hesaplaması için sabit bir matematiksel formül bulunmamaktadır. Bu araç, Yargıtay içtihatlarındaki genel uygulamalar dikkate alınarak (gelirler arası fark ve çocuk sayısına göre yüzdelik dilimler) yalnızca "tahmini bir ön fikir" vermek amacıyla hazırlanmıştır. Davanızda hükmedilecek kesin nafaka miktarı, detaylı SEDA raporuna göre Aile Mahkemesi hakimi tarafından hakkaniyetle belirlenir.
2026 Nafaka Hesaplama Rehberi: Güncel Mevzuat, Türler ve Yasal Kriterler
Nafaka, aile hukuku uyuşmazlıklarında ve özellikle boşanma süreçlerinde tarafların en çok karşılaştığı hukuki kurumlardan biridir. Türk Hukuk sisteminde nafaka, yalnızca maddi bir yaptırım değil; boşanma veya ayrılık neticesinde yoksulluğa düşecek olan eşin veya bakıma muhtaç müşterek çocukların yaşam standartlarının korunmasını amaçlayan sosyal ve hukuki bir güvencedir.
Bu kapsamlı rehberde, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin güncel içtihatları çerçevesinde nafakanın hukuki niteliği, türleri, mahkemelerce uygulanan hesaplama kriterleri ve nafaka artırım süreçleri detaylı bir şekilde incelenmektedir. Web sitemizde yer alan Nafaka Hesaplama Aracı, bu yasal parametreler ışığında tasarlanmış tahmini bir ön projeksiyon sunmaktadır.
Nafaka Nedir ve Hukuki Temelleri Nelerdir?
Nafaka; evlilik birliğinin sonlanması veya kesintiye uğraması durumunda, yoksulluğa düşecek olan eşe veya müşterek çocukların bakım, eğitim ve korunma giderlerine, diğer eşin mali gücü oranında yapması gereken sürekli maddi katkıdır. Nafaka yükümlülüğü, Türk Medeni Kanunu’nun Aile Hukuku kitabında düzenlenmiş olup, temelini anayasal bir ilke olan “sosyal devlet” ve aile içi dayanışma prensiplerinden alır.
Hukukumuzda nafaka talepleri görevli mahkeme olan Aile Mahkemeleri nezdinde ileri sürülür. Nafaka miktarının belirlenmesinde hakime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olmakla birlikte, bu yetki tarafların “Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırması” (SEDA) sonuçlarına göre hakkaniyet ilkesiyle sınırlandırılmıştır.
Türk Hukukunda Nafaka Türleri ve Şartları
Türk Medeni Kanunu, nafaka alacaklısının sıfatına ve davanın aşamasına göre nafakayı dört temel kategoriye ayırmıştır. Her bir nafaka türünün talep edilebilme şartları, başlangıç tarihi ve sona erme koşulları hukuken farklılık gösterir.
Hukuki Kapsamına Göre Nafaka Türleri Karşılaştırma Tablosu
| Nafaka Türü | Yasal Dayanak | Kimler Talep Edebilir? | Verilme Amacı | Sona Erme Durumu |
| Tedbir Nafakası | TMK Madde 169 | Eş ve Çocuklar | Dava süresince geçici barınma ve geçim ihtiyacı | Kararın kesinleşmesiyle biter veya diğer türlere dönüşür |
| İştirak Nafakası | TMK Madde 182 | Velayeti Alan Eş (Çocuk Adına) | Çocuğun bakım, eğitim, sağlık giderlerine katılım | Çocuğun 18 yaşını doldurması (Ergin olması) |
| Yoksulluk Nafakası | TMK Madde 175 | Boşanan Eş | Boşanma yüzünden yoksulluğa düşmeyi önleme | Yeniden evlenme, ölüm, haysiyetsiz hayat sürme |
| Yardım Nafakası | TMK Madde 364 | Altsoy, Üstsoy, Kardeşler | Zarurete düşecek akrabaya yardım etme | Muhtaçlık durumunun ortadan kalkması |
1. Tedbir Nafakası (Geçici Koruma)
Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası açılmasıyla birlikte, davanın devamı süresince eşlerin ve çocukların geçimini sağlamak amacıyla hakimin resen (kendiliğinden) veya talep üzerine hükmettiği geçici bir nafakadır. TMK madde 169 gereğince, hakim davanın süresince gerekli olan barınma, geçim ve çocukların bakımına dair geçici önlemleri almakla yükümlüdür. Bu nafaka türünde tarafların kusur oranı dikkate alınmaz; salt muhtaçlık ve gereksinim esastır.
2. İştirak Nafakası (Çocukların Korunması)
İştirak nafakası, boşanma kararının kesinleşmesinin ardından, velayet kendisine verilmeyen eşin, müşterek çocukların bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasını sağlayan nafaka türüdür. TMK Madde 182’de düzenlenen bu kurum, kamu düzenine ilişkindir. Eşler anlaşmalı boşanma protokolünde “çocuk için nafaka istemiyorum” dese dahi, hakim çocuğun üstün yararını gözeterek bu maddeye müdahale edebilir veya ileride değişen şartlara göre iştirak nafakası davası açılabilir.
3. Yoksulluk Nafakası (Eşin Korunması)
TMK Madde 175 uyarınca, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Yoksulluk nafakasında en önemli iki yasal kriter; talep eden eşin boşanmaya yol açan olaylarda “daha ağır kusurlu” olmaması ve boşanma neticesinde yoksulluğa düşecek olmasıdır. Asgari ücretle çalışan bir eşin durumu, Yargıtay içtihatlarına göre kural olarak yoksulluğu ortadan kaldırmaz, ancak nafaka miktarının belirlenmesinde dikkate alınır.
Nafaka Hesaplama Nasıl Yapılır? (Yargıtay Kriterleri)
Vatandaşlar arasında “Nafaka, maaşın yüzde kaçıdır?” şeklinde yaygın bir soru bulunsa da, Türk hukukunda nafaka hesaplaması için sabit bir matematiksel formül, kanuni bir yüzdelik veya standart bir katsayı bulunmamaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre nafaka; tarafların gelirleri, giderleri ve yaşam standartları oranlanarak hakkaniyet ilkesine göre belirlenir.
SEDA (Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırması) Raporunun Etkisi
Aile Mahkemesi hakimi, nafaka miktarını belirlemeden önce kolluk kuvvetleri (Polis/Jandarma) aracılığıyla tarafların mali durumunu araştırır. Buna SEDA raporu denir. Nafaka hesaplamasının omurgasını oluşturan bu raporda şu hususlar tespit edilir:
Tarafların aylık belgelenebilir ve kayıt dışı (tahmini) gelirleri.
Üzerlerine kayıtlı taşınır (araç) ve taşınmaz (ev, arsa) mallar ile banka hesap hareketleri.
Aylık zorunlu kira, fatura, kredi ve mutfak giderleri.
Bakmakla yükümlü oldukları başka kişilerin (örneğin diğer evlilikten olan çocuklar) varlığı.
Bu veriler ışığında hakim, nafaka yükümlüsünün (ödeyecek kişinin) kendi yaşamını asgari düzeyde idame ettirebilmesi için gerekli tutarı ayırır ve kalan bütçe üzerinden hakkaniyete uygun bir nafaka tayin eder. Genel Yargıtay eğilimi, hükmedilecek toplam nafakanın, yükümlünün aylık gelirinin %50’sini aşmaması yönündedir.
İştirak Nafakası Hesaplanırken Dikkate Alınan Masraf Kalemleri
Çocuklar için ödenecek iştirak nafakası hesaplanırken, çocuğun yaşı ve güncel ihtiyaçları detaylı olarak projelendirilir. Web sitemizdeki gelişmiş hesaplama aracında da yer alan bu gider kalemleri şunlardır:
Eğitim Masrafları: Okul taksitleri, servis ücretleri, kırtasiye, kurs ve materyal giderleri.
Gıda ve Beslenme: Çocuğun aylık mutfak masrafındaki payı.
Barınma Payı: Velayeti alan eşin ödediği kira ve faturalardan çocuğun payına düşen oran (Genellikle hane giderinin 1/3’ü veya 1/4’ü).
Sağlık ve Bakım: Düzenli ilaç, tedavi, bebek bezi veya bakıcı/kreş ücretleri.
Giyim ve Sosyal Giderler: Çocuğun sosyal gelişimi için gerekli olan kültürel ve sportif faaliyet giderleri.
Tüm bu ihtiyaçlar toplanır ve anne ile babanın gelirleri oranında taraflara paylaştırılır. Örneğin; çocuğun aylık 20.000 TL masrafı varsa ve babanın geliri annenin gelirinin iki katıysa, baba bu masrafın 2/3’ünden, anne ise 1/3’ünden sorumlu tutulur.
2026 Yılı Nafaka Artış (ÜFE) Oranları ve Uyarlama Davaları
Nafaka, mahkeme kararıyla bir kez belirlendikten sonra ekonomik koşullar karşısında eriyebilir. Bu durumu önlemek için mahkemeler, kararlarında otomatik artış klozu (hükmü) eklerler.
TÜİK ÜFE Oranlarına Göre Otomatik Artış
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları doğrultusunda, aksi kararlaştırılmadıkça nafaka miktarı her yıl karar ayında, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 12 Aylık Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) Artış Oranı nispetinde kendiliğinden artırılır. Bu artış için yeni bir dava açmaya gerek yoktur; alacaklı doğrudan icra dairesinden güncel tutarın tahsilini isteyebilir.
Nafaka Artırım ve İndirim (Uyarlama) Davaları
Otomatik ÜFE artışının tarafların değişen ekonomik durumlarını karşılamadığı istisnai hallerde (TMK Madde 176/4), taraflar Aile Mahkemesinde “Nafakanın Uyarlanması” davası açabilirler.
Artırım Davası Süreci: Çocuğun özel okula başlaması, kronik bir hastalığa yakalanması veya nafaka alacaklısının işten çıkarılması gibi durumlarda, değişen şartların ispatı ile nafakanın ÜFE oranının çok üzerinde artırılması talep edilebilir.
İndirim veya Kaldırma Davası Süreci: Nafaka yükümlüsünün işsiz kalması, iflas etmesi veya nafaka alacaklısının yüksek maaşlı bir işe girmesi halinde, nafakanın azaltılması veya tamamen kaldırılması talep edilebilir.
Nafaka Ödenmezse Ne Olur? (Hukuki ve Cezai Yaptırımlar)
Mahkeme kararına (ilama) bağlanan nafakanın ödenmemesi, Türk hukukunda katı icrai ve cezai yaptırımlara bağlanmıştır. Nafaka alacakları, kanunda “imtiyazlı alacaklar” statüsündedir ve diğer tüm ticari borçların önünde yer alır.
1. İcra Takibi ve Maaş Haczi Süreci
Ödenmeyen nafaka borçları için İcra Müdürlüğü nezdinde “İlamlı İcra Takibi” başlatılır. Birikmiş (geçmiş) nafaka borçları için borçlunun maaşının yalnızca 1/4’üne haciz konulabilirken; işleyen aylık (cari) nafaka alacağının tamamı maaştan kesilir. Borçlunun maaşı yetmiyorsa, banka hesaplarına, aracına veya evine haciz tatbik edilebilir. Emekli maaşları kural olarak haczedilemezken, nafaka borcu bu kuralın istisnasıdır ve emekli maaşından kesinti yapılabilir.
2. Tazyik Hapsi (Nafaka İhlali Cezası)
İcra ve İflas Kanunu (İİK) Madde 344 uyarınca; nafaka ödemekle yükümlü olan kişi, icra emrinin tebliğinden itibaren yasal süresi içinde aylık nafakasını ödemezse, alacaklının şikayeti üzerine İcra Ceza Mahkemesi tarafından 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır. Bu ceza para cezasına çevrilemez ve ertelenemez. Cezanın infazından kurtulmanın tek yolu, şikayete konu aylara ait birikmiş nafaka borcunun tamamen ödenmesidir.
Nafaka Ne Zaman Kesilir veya Ortadan Kalkar?
Yoksulluk ve İştirak nafakalarının yasal sona erme koşulları birbirlerinden farklıdır.
Yoksulluk Nafakasının Kesildiği Haller:
Nafaka alacaklısının resmi olarak yeniden evlenmesi (Nafaka kendiliğinden kalkar).
Taraflardan birinin vefat etmesi (Nafaka mirasçılara geçmez, kendiliğinden kalkar).
Nafaka alanın, resmi bir nikah olmaksızın başka biriyle fiilen evliymiş gibi birlikte yaşaması (Mahkeme kararıyla kaldırılır).
Nafaka alanın yoksulluğunun ortadan kalkması (Örn: Yüksek maaşlı bir işe girmesi, piyango çıkması, yüklü miras kalması – Mahkeme kararıyla kaldırılır).
Nafaka alanın haysiyetsiz hayat sürmesi (Mahkeme kararıyla kaldırılır).
İştirak Nafakasının Kesildiği Haller:
Kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurması (ergin olması) ile kendiliğinden sona erer.
Ancak çocuk 18 yaşını doldurmasına rağmen eğitimine (Üniversite vb.) devam ediyorsa, çocuk bizzat dava açarak eğitimin sonuna kadar “Yardım Nafakası” adı altında ödemenin devam etmesini talep edebilir (TMK Madde 328/2).
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Asgari ücretle çalışan kişi nafaka öder mi?
Evet. Yargıtay içtihatlarına göre asgari ücret seviyesinde gelir elde etmek, kişiyi nafaka yükümlülüğünden tamamen kurtarmaz. Hakim, asgari ücretli kişinin gelirine ve giderlerine uygun, sembolik de olsa bir nafakaya hükmeder. Aksi durum, çocuğun bakım yükümlülüğünün tamamen diğer eşe bırakılması anlamına gelir ki bu hukuka aykırıdır.
Anlaşmalı boşanmada nafaka zorunlu mudur?
Yoksulluk nafakası tarafların serbest iradesine bağlıdır; taraflar protokolde yoksulluk nafakası istemediklerini beyan ederlerse hakim nafakaya hükmetmez ve bu haktan feragat edilmiş sayılır (Daha sonra dava açılamaz). Ancak iştirak nafakası (çocuk için) kamu düzenindendir. Taraflar istemese bile hakim çocuğun yararını gözeterek müdahale edebilir veya ileride çocuk için nafaka davası her zaman açılabilir.
Erkeğin nafaka alması hukuken mümkün müdür?
Evet, mümkündür. Türk Medeni Kanunu’nda nafaka yükümlülüğü cinsiyet temelli değil, ekonomik güç temellidir. Boşanma neticesinde yoksulluğa düşecek olan taraf (kusuru daha ağır olmamak şartıyla) erkek ise, ekonomik durumu daha iyi olan kadından yoksulluk nafakası talep edebilir.
İşsiz kalan kişi nafaka ödemeye devam eder mi?
İşsiz kalmak, mevcut bir mahkeme kararını otomatik olarak ortadan kaldırmaz. İcra dairesi işlemeye devam eder. İşsiz kalan ve geliri tamamen kesilen tarafın, Aile Mahkemesinde gecikmeksizin “Nafakanın Kaldırılması veya İndirilmesi” davası açarak mevcut durumu ispat etmesi gerekmektedir.
Yasal Uyarı (Feragatname): Bu rehber metni ve web sitemizde yer alan hesaplama araçları, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları ve Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun olarak, vatandaşları genel hukuki süreçler hakkında bilgilendirmek amacıyla akademik formatta hazırlanmıştır. Bu sayfada yer alan bilgiler doğrudan hukuki mütalaa veya avukat-müvekkil sözleşmesi teklifi niteliği taşımaz. Nafaka davalarında her dosyanın kendine has dinamikleri ve delil durumu bulunduğundan, hak kaybına uğramamak adına süreçlerinizi alanında uzman bir avukat aracılığıyla takip etmeniz tavsiye olunur.