Anasayfa » Genel Hukuk Bilgileri » Trafik Kazasında Kusur Oranları (ASLİ-TALİ) Nedir? Nasıl Yapılır?

Trafik Kazasında Kusur Oranları (ASLİ-TALİ) Nedir? Nasıl Yapılır? Fiyat, Süreci ve Seçenekleri

İçindekiler

Karayolu ulaşım ağlarında meydana gelen trafik kazaları, modern toplumların en kritik hukuki ve sosyo-ekonomik meselelerinden birini teşkil etmektedir. Bir trafik kazasının ardından ortaya çıkan maddi hasarların, bedensel zararların ve can kayıplarının hukuki bir zeminde telafi edilebilmesi, kazaya karışan tarafların sorumluluk derecelerinin şeffaf, adil ve bilimsel yöntemlerle tespit edilmesine bağlıdır. Türkiye Cumhuriyeti hukuk sisteminde bu sorumluluk derecesi, “kusur oranı” kavramı ile ifade edilmektedir. Trafik kazalarında kusur oranlarının tespiti, sigorta poliçelerinden yapılacak ödemelerin sınırlarını çizen, maddi ve manevi tazminat davalarının temelini oluşturan ve ceza yargılamalarında verilecek kararlara doğrudan etki eden en hayati parametredir.

Hukuki sürecinizle ilgili hak kaybı yaşamamak ve detaylı bilgi almak için profesyonel hukuki danışmanlık hizmeti alabilirsiniz.

Hukuki Danışmanlık Alın

Geçmiş dönemlerde Türk hukuk uygulamasında sıklıkla karşılaşılan ve “8’de 8”, “8’de 6” gibi kesirli ifadelerle tanımlanan kusur sistemi, güncel mevzuat ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) entegrasyonları ile birlikte yerini tamamen yüzdelik dilimlere (%0, %25, %50, %75, %100) bırakmıştır. Bu yapısal dönüşüm, kaza tespit tutanaklarının dijitalleşmesi ve kusur dağılımlarının uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmesi amacıyla hayata geçirilmiştir. Hazırlanan bu kapsamlı raporda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ekseninde asli ve tali kusur kavramlarının teorik ve pratik boyutları incelenecek, SBM altyapısı üzerinden kusur hesaplama süreçleri detaylandırılacak ve 2026 yılı güncel verileri ışığında Sigorta Tahkim Komisyonu başvuru fiyatları ile hukuki seçenekler eksiksiz bir biçimde ortaya konulacaktır.

Kusur Kavramının Hukuki Çerçevesi ve Temel Dinamikleri

Kusur, en genel hukuki tanımıyla, hukuk düzeni tarafından kınanan ve zarara yol açan iradi bir davranıştır. Trafik hukuku bağlamında kusur ise, karayolunu kullanan sürücü, yaya veya yolcuların, mevzuatla belirlenmiş olan kurallara ve objektif özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmeleri durumunu tanımlar. Haksız fiil sorumluluğunun en temel yapı taşı olan kusur, trafik kazalarında asli ve tali olmak üzere iki ana kategoride değerlendirilmektedir.

Asli Kusur: Kazanın Birincil ve Doğrudan Sebebi

Trafik kazalarında asli kusur, meydana gelen çarpışmanın veya zararlı neticenin doğrudan doğruya ve en temel sebebi olan ağır kural ihlallerini ifade etmektedir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 84. maddesinde çerçevesi çizilen asli kusur halleri, sürücünün trafik güvenliğini en üst düzeyde tehlikeye attığı ve kazanın oluşumunu kaçınılmaz kıldığı senaryoları kapsar. Bir tarafın asli kusurlu bir eylemde bulunması ve diğer tarafın herhangi bir kural ihlali yapmamış olması durumunda, asli kusurlu olan tarafın sorumluluk oranı %100 olarak tescil edilir.

Asli kusurlu eylemler, kazanın müsebbibi olma vasfını taşır. Örneğin, kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçmek, bölünmüş karayollarında karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride girmek veya seyir halindeki bir araca arkadan çarpmak, istisnasız olarak asli kusur sayılmaktadır. Bu ihlaller, sürücünün sadece dikkat eksikliği yaşadığını değil, aynı zamanda karayolu güvenliğinin temel yapı taşlarını ihlal ettiğini gösterir. Hukuki süreçlerde asli kusurlu taraf, meydana gelen zararların tamamını veya kendi kusuru oranındaki ezici çoğunluğunu tazmin etmekle mükellef tutulmaktadır.

Tali Kusur: İkincil İhlaller ve Özen Yükümlülüğünün Eksikliği

Tali kusur, kazanın meydana gelmesinde asli bir etken olmamakla birlikte, kazanın önlenememesinde veya şiddetinin artmasında rol oynayan ikincil derecedeki kural ihlallerini tanımlar. Mevzuatta açıkça “asli kusur” olarak listelenmeyen diğer tüm trafik ihlalleri, genel olarak tali kusur şemsiyesi altında değerlendirilmektedir. Tali kusurlu hareket, olayın ana tetikleyicisi değildir; ancak zararın doğmasına zemin hazırlayan veya zararı ağırlaştıran bir fonksiyona sahiptir.

Örneğin, bir kavşakta geçiş önceliği kuralını ihlal ederek ana yola fırlayan araç sürücüsü asli kusurludur. Ancak o esnada ana yolda seyreden ve yasal hız sınırlarının çok üzerinde bir hızla ilerleyen diğer sürücü de tali kusurludur. Zira ana yoldaki sürücü yasal hız sınırlarına uymuş olsaydı, fren yaparak kazayı önleyebilecek veya çarpışmanın şiddetini asgari düzeye indirebilecekti. Tali kusur, genellikle olayın özelliklerine göre %25 veya %50 oranında bir sorumluluk yüzdesi ile karşılık bulur.

Kusur Tespiti ve Uygun İlliyet Bağı İlkesi

Trafik kazalarında kusur oranının tespiti, salt bir kanun maddesinin ihlal edilip edilmediğinin mekanik bir kontrolü değildir. Kusur değerlendirmesinin kalbinde “uygun illiyet bağı” (nedensellik ilişkisi) ilkesi yatar. Bir ihlalin kazaya sebep olduğunun kabul edilebilmesi için, eylem ile ortaya çıkan zarar arasında mantıksal ve fiziksel bir bağ bulunması zorunludur.

Yargıtay içtihatları ve doktrinsel yaklaşımlara göre, kusur incelemesinde titiz bir hiyerarşi takip edilmektedir. Öncelikle zararlı sonucu doğuran davranış saptanır. Ardından bu davranışın KTK’nın hangi kuralına aykırı olduğu belirlenir. Son ve en önemli aşamada ise, bu aykırılığın zararlı sonucu doğurmaya elverişli olup olmadığı analiz edilir. Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine veya Adli Tıp raporlarına göre, bir sürücünün alkollü olması veya ehliyetsiz araç kullanması doğrudan doğruya %100 kusurlu sayılmasını gerektirmez. Kazanın meydana gelme sebebi karşı tarafın şerit ihlali ise ve alkollü sürücünün kaza üzerinde hiçbir kaçınma imkanı yoksa, illiyet bağı kurulamadığı için alkollü sürücüye sadece idari para cezası kesilir; kazanın asli kusuru ise şerit ihlali yapan tarafa yüklenir.

Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında Kusur Yüzdeleri ve Dağılımı

Türkiye’deki sigorta ve yargı pratiğinde, kusur oranları matematiksel bir netlikle yüzdelik dilimlere ayrılmıştır. Yüz tam puan üzerinden yapılan bu değerlendirme, tarafların tazminat yükümlülüklerini ve sigorta şirketlerinin hasar ödeme oranlarını belirler.

Bu yüzdelik dağılım sisteminin temel prensipleri şu şekilde detaylandırılabilir:

  • %0 Kusur (Kusursuzluk Durumu): Sürücünün veya yayanın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu’nda belirtilen hiçbir kuralı ihlal etmediği, gerekli tüm özen yükümlülüklerini yerine getirdiği ancak karşı tarafın %100 hatalı hareketi sonucunda zarara uğradığı durumdur. Bu senaryoda zarara uğrayan tarafın tüm masrafları kusurlu tarafın sigorta poliçesi tarafından karşılanır.

  • %25 Kusur (Hafif/Tali Kusur): Kısmi kusur olarak da adlandırılır. Karşı taraf asli kusurlu bir ihlal gerçekleştirmişken, kişinin hız sınırını aşmak veya dikkat yükümlülüğüne uymamak gibi tali bir kural ihlali ile kazaya katkıda bulunmasıdır. Eski sistemdeki “8’de 2” oranına denk gelir. Zarar gören, hasarının %75’ini karşı taraftan talep hakkına sahiptir.

  • %50 Kusur (Eşit Kusur Dağılımı): Kazaya karışan her iki tarafın da eşit derecede (örneğin her ikisinin de tali veya her ikisinin de asli) kural ihlali yaptığı durumlardır. Taraflar ortaya çıkan toplam zararın yarısına katlanmak durumundadır ve sigorta şirketleri hasar masraflarının sadece %50’sini karşılar.

  • %75 Kusur (Asli Kusur Hakimiyeti): Sürücünün kazanın ana sebebi olan asli kusurlu bir eylem gerçekleştirdiği, ancak karşı tarafın da tali bir kusur ile (örneğin hız ihlali) kazaya karıştığı durumdur. Sorumluluğun büyük yükü bu orana sahip taraftadır.

  • %100 Kusur (Tam Kusur): Kazaya tek başına asli kusurlu bir kural ihlali ile sebep olan tarafı temsil eder. Olayda başka hiçbir tali kusurun veya karşı taraf ihlalinin bulunmadığı net senaryolardır. %100 kusurlu taraf, kendi aracındaki maddi hasarları karşı tarafın trafik sigortasından hiçbir şekilde talep edemez.

Karayolları Trafik Kanunu İhlal Maddeleri ve Standart Kusur Tablosu

Kusur oranlarının belirlenmesinde, kaza tespit tutanağına işlenen KTK ihlal maddeleri hayati bir rol oynar. 2026 yılı güncel SBM (Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi) altyapısında ve hukuki uyuşmazlıklarda temel alınan standart kural ihlalleri ve bunların karşılık geldiği tahmini kusur oranları aşağıdaki tabloda sistematize edilmiştir.

KTK Madde NumarasıTrafik Kuralı İhlalinin TanımıKusur NiteliğiTahmini Yüzdelik Oran
Madde 47/1-bKırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçmekAsli Kusur%100
Madde 56/1-cSeyir halindeki aracı tehlike yaratacak mesafeden yakından takip etmek (Arkadan çarpmak)Asli Kusur%100
Madde 84/bTaşıt giremez işareti bulunan yollara veya ters yöne girmekAsli Kusur%100
Madde 84/cBölünmüş karayollarında karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride girmekAsli Kusur%100
Madde 84/hKavşaklarda geçiş önceliğine uymamakAsli Kusur%75 – %100
Madde 84/iDoğrultu değiştirme ve manevra kurallarını yanlış yapmakAsli Kusur%75 – %100
Madde 84/lKurallara uygun park edilmiş veya duraklayan araçlara çarpmakAsli Kusur%100
Madde 52/1-aAracın hızını yol, hava, trafik ve aracın yük durumuna uydurmamakTali Kusur%25
Madde 52/1-bTrafik levhaları ile belirlenmiş yasal hız sınırlarını aşmakTali Kusur%25
Madde 53/1-bSağa ve sola dönüşlerde geçiş hakkı ve şerit izleme kurallarına uymamakAsli / Tali Kusur%50 – %75
Madde 67/1-bŞerit değiştirme kurallarına ve sinyalizasyon gerekliliklerine uymamakAsli Kusur%75 – %100
Madde 61/1-nYayaların kendilerine ayrılan yaya yolları dışında karayolunda yürümesiAsli Kusur (Yaya için)%50 – %100

Kritik Trafik İhlallerinin Derinlemesine Analizi ve Hukuki Etkileri

Tabloda belirtilen maddelerin gerçek hayat senaryolarındaki karşılıkları, yargı kararları ve sigorta tahkim pratikleri çerçevesinde incelendiğinde, ihlallerin mekanizması daha net anlaşılmaktadır. Kusur oranlarının yüzdelere dökülmesi süreci, katı bir matematiksel formülden ziyade, fiziksel kanıtların hukuki normlarla harmanlanmasıyla gerçekleşir.

KTK Madde 52/1-a: Hızın Şartlara Uydurulmaması

Trafik kazalarında sıklıkla kaza tespit tutanaklarına işlenen ve genellikle %25 oranında tali kusur doğuran KTK 52/1-a maddesi, sürücülerin hızlarını yalnızca yasal sınırlara göre değil, aynı zamanda hava, yol ve trafik şartlarına göre ayarlamaları gerektiğini hükme bağlar. Örneğin, yasal hız sınırının 90 km/s olduğu bir yolda sağanak yağış nedeniyle zemin ıslaksa ve görüş mesafesi düşmüşse, sürücünün 90 km/s hızla seyretmesi yasal sınırda olsa dahi güvenli değildir.

Böylesi bir senaryoda karşı taraftan yola aniden çıkan ve geçiş önceliği ihlali yapan (asli kusurlu) bir araca çarpılması durumunda, sürücü hızını hava ve yol şartlarına uydurmadığı için kazayı önleme şansını yitirmiş sayılır ve %25 tali kusurlu bulunur. Bu durum, sigorta tazminatlarında ve değer kaybı ödemelerinde %25 oranında bir kesinti yapılması anlamına gelir. Ancak kaza tek taraflı gerçekleşmişse, örneğin sürücü hızını yol şartlarına uydurmayıp virajı alamayarak bariyerlere çarpmışsa, bu durum %100 asli kusur olarak değerlendirilir.

KTK Madde 84/l: Park Halindeki Araca Çarpma Dinamikleri

Karayolları Trafik Kanunu’nun en kesin sınırlarla çizilmiş ihlallerinden biri park halindeki araca çarpmaktır. KTK 84. maddesinin “l” bendi uyarınca, kurallara uygun olarak park için ayrılmış yerlerde veya yasal bir engelin bulunmadığı yol kenarlarında duraklayan/park eden araçlara çarpmak istisnasız asli kusur teşkil eder.

Hareket halindeki bir taşıtın, tamamen durağan konumda olan ve kurallara uygun park etmiş bir objeye çarpması, sürücünün sevk ve idare yeteneğini, ileri görüşlülüğünü ve dikkat yükümlülüğünü bütünüyle ihlal ettiği anlamına gelir. Bu senaryolarda çarpan araç sürücüsüne %100 asli kusur oranı verilir. Karşı tarafın hatalı park etmesi (örneğin viraj içine veya yaya geçidine park etmesi) durumu ise, çarpışmanın doğası gereği çarpan aracın sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz ancak hatalı park eden araca da %25 oranında tali kusur yüklenerek çarpanın kusuru %75’e çekilebilir.

Yayaların Karıştığı Kazalarda Kusur Oranları (KTK 68 ve Diğerleri)

Trafik kazaları kavramı yalnızca motorlu taşıtlar arasındaki çarpışmalarla sınırlı değildir. Yaya ve araç çarpışmalarında kusur oranlarının tespiti, özel bir hukuki hassasiyet gerektirir. Yayaların karayolunu kullanımı, KTK’nın 68. maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. Yayaların trafik işaretlerine, yaya geçitlerine ve alt/üst geçit zorunluluklarına uymaması ciddi kusur halleri yaratır.

Örneğin, KTK 61/1-n maddesinde belirtildiği üzere, yayaların kendilerine ayrılan yaya yolları veya banketler dışında, taşıt yolunda yürümeleri asli kusur hallerindendir. Benzer şekilde, ışıklı trafik cihazının bulunduğu bir kavşakta yayalara kırmızı ışık yanarken yola fırlayan bir yaya, kaza durumunda olayın özelliğine göre %50 ila %100 arasında asli kusurlu bulunabilir. Yayaya çarpan araç sürücüsü ise, hız sınırlarına uyup uymadığına ve fren tedbiri alıp almadığına bakılarak tali kusurlu (%25) veya tamamen kusursuz (%0) sayılabilir. Hukuk sistemimiz, yayaları her zaman haklı gören bir ön kabule sahip değildir; objektif fizik kuralları ve mevzuat çerçevesinde değerlendirme yapılır.

Emniyet Genel Müdürlüğü ve TÜİK 2024 Trafik Kaza İstatistikleri

Kusur oranlarının teorik altyapısı, resmi istatistik kurumlarının verileriyle desteklendiğinde sorunun ulusal çaptaki boyutu çok daha net anlaşılmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından ortaklaşa derlenen ve Resmi İstatistik Programı (RİP) kapsamında yayımlanan 2024 yılı karayolu trafik kaza istatistikleri, kusur dağılımları açısından çarpıcı sonuçlar ortaya koymaktadır.

Resmi verilere göre, 2024 yılı içerisinde Türkiye genelinde ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarına neden olan toplam 318 bin 926 adet kusur tespit edilmiştir. Bu kusurların aktörlere göre dağılımı, karayolu güvenliği politikalarının ve sigorta risk analizlerinin de temelini oluşturur.

Kusur Kaynağı (Aktör)Oransal DağılımTrafik Kazalarındaki Rolü ve Etkisi
Sürücü Kusurları%90,1Kazaların ezici çoğunluğunu oluşturan bu grup, araç idaresindeki doğrudan kural ihlallerini temsil eder.
Yaya Kusurları%8,2Yaya geçidi ihlalleri ve dikkatsiz karayolu geçişlerinden kaynaklanan ikincil büyük risk grubudur.
Taşıt Kaynaklı Kusurlar%0,8Araçların fren patlaması, lastik gümlemesi gibi teknik ve mekanik arızalarından doğan kazalardır.
Yolcu Kusurları%0,5Araç içerisindeki yolcuların sürücünün dikkatini dağıtması veya kapıyı aniden açması gibi eylemlerdir.
Yol Kaynaklı Kusurlar%0,3Çukurlar, hatalı eğimler veya eksik trafik işaretlemeleri nedeniyle Karayolları Genel Müdürlüğü’nün veya Belediyelerin sorumluluğuna giren kusurlardır.

Sürücü kusurları kendi içerisinde alt kırılımlara ayrıldığında, en sık karşılaşılan kural ihlalleri kusur oranlarının hangi noktalarda yoğunlaştığını göstermektedir. Toplam kusurlar içerisinde “araç hızını yol, hava ve trafiğin gerektirdiği şartlara uydurmamak” (KTK 52/1-a) 105 bin 802 adet ile açık ara ilk sıradadır. İkinci sırada 46 bin 458 adet ihlal ile “kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak” (asli kusur) gelirken, üçüncü sırada 26 bin 487 adet ile “manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak” yer almaktadır. Bu veriler, trafik kazalarındaki kusur oranlarının belirlenmesinde hız ve kavşak kurallarının belirleyici bir role sahip olduğunu kanıtlamaktadır.

Kusur Oranları Nasıl Hesaplanır? Süreç ve Sistem Mimarisi

Bir trafik kazasının ardından kusur oranlarının belirlenmesi süreci, kazanın şiddetine (maddi hasarlı, yaralanmalı, ölümlü) ve kazaya müdahale eden kurumların yetki alanlarına göre farklılık gösterir. Bu süreç, tarafların inisiyatifinden çıkıp tamamen dijital ve kurumsal mekanizmaların kontrolüne giren kompleks bir yapıdadır.

Maddi Hasarlı Kazalarda SBM (Tramer) Kusur Tespiti Süreci

Ölüm veya yaralanmanın olmadığı, sadece araçlarda hasar meydana gelen kazalarda taraflar kendi aralarında “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı” düzenleyebilirler. Tutanak tutma işleminin ardından süreç, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) çatısı altında yürütülür.

  1. Sisteme Giriş ve Entegrasyon: Sürücüler tarafından ıslak imza ile tutulan tutanak veya Sigortam360 Mobil Kaza Tutanağı uygulaması üzerinden dijital olarak oluşturulan kayıtlar, fotoğraflarla birlikte kazaya karışan araçların trafik sigortası şirketlerine iletilir. Sigorta şirketleri bu belgeleri en geç takip eden ilk iş günü sonuna kadar SBM (Tramer) sistemine girmekle yükümlüdür.

  2. Sigorta Şirketlerinin Değerlendirme Aşaması: Tutanak SBM sistemine işlendikten sonra, ilgili sigorta şirketlerine 3 iş günlük yasal bir değerlendirme süresi tanınır. Bu süre zarfında her şirket, kendi uzman departmanları aracılığıyla kazayı analiz eder ve KTK maddelerine dayanarak araçlara %0, %50 veya %100 gibi oranlar atar.

  3. Kusur Değerlendirme Komisyonu’nun Devreye Girmesi: Eğer her iki aracın sigorta şirketi de aynı kusur oranında mutabık kalırsa (Örneğin A şirketi %100 karşı tarafı kusurlu buldu, B şirketi de kendi sigortalısını %100 kusurlu buldu), dosya anında kesinleşir. Ancak şirketler arasında bir anlaşmazlık söz konusuysa, dosya otomatik bir algoritma ile SBM bünyesinde kurulan bağımsız “Kaza Kusur Değerlendirme Komisyonu”na sevk edilir.

  4. Nihai Karar ve Bildirim: Bağımsız komisyon, sunulan delilleri, fotoğrafları ve krokileri inceleyerek en fazla 3 iş günü içerisinde kesin kararını verir. Belirlenen kusur oranları, sistem üzerinden e-Devlet portalına aktarılır ve taraflara e-posta veya SMS yoluyla (örneğin 5664 kısa mesaj servisi kullanılarak) bildirilir.

Yaralanmalı ve Ölümlü Kazalarda Adli Süreç ve Adli Tıp Kurumu

Kazada herhangi bir bedensel yaralanma veya ölüm meydana gelmişse, tarafların kendi aralarında tutanak tutma yetkisi ortadan kalkar. Ayrıca taraflardan birinin ehliyetsiz veya alkollü olması durumunda da kolluk kuvvetlerinin olay yerine intikali zorunludur.

Bu tür vakalarda, olay yerine gelen Trafik Polisi veya Jandarma Trafik Timleri, olay yeri inceleme tekniklerini kullanarak detaylı bir kroki çizer ve resmi Kaza Tespit Tutanağını oluşturur. Tutanakta tarafların hangi KTK kuralını ihlal ettikleri belirtilir ancak nihai yüzdelik oranlar genellikle mahkeme aşamasına bırakılır. Bedensel zararlardan doğan ciddi tazminat davalarında veya taksirle adam öldürme/yaralama gibi ceza davalarında kusur oranı, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi veya Üniversitelerin Otomotiv Mühendisliği bölümlerinden atanan bilirkişi heyetleri tarafından hesaplanır. Bilirkişiler; çarpışma anındaki hız tahminlerini, fren izi uzunluklarını, araçların kütle ve momentum transferlerini fiziksel formüllerle analiz ederek taraflara %75 Asli, %25 Tali gibi net oranlar biçerler.

Kusur Oranına İtiraz Süreci, Fiyatlandırmalar ve Hukuki Seçenekler

SBM komisyonu, kolluk kuvvetleri veya bilirkişiler tarafından belirlenen kusur oranları, mutlak ve değiştirilemez kesin hükümler değildir. Kamera kayıtlarının sisteme yüklenmemesi, tutanakların yanlış yorumlanması veya fiziki kanıtların eksik incelenmesi nedeniyle hatalı kusur dağılımları ortaya çıkabilmektedir. Mağduriyetlerin önüne geçebilmek adına hukuk sistemi, geniş kapsamlı itiraz hakları tanımıştır. İtiraz süreci idari ve adli olmak üzere farklı katmanlardan oluşur.

SBM (Tramer) Üzerinden İdari İtiraz Aşaması

SBM sistemi üzerinden belirlenen ve sigorta şirketleri tarafından vatandaşa tebliğ edilen kusur oranına karşı ilk itiraz yolu, sonucun öğrenilmesinden itibaren 5 iş günü içerisinde yapılmalıdır. Bu aşamada doğrudan SBM’ye değil, poliçeyi düzenleyen kendi sigorta şirketinize başvurmanız gerekmektedir. İtirazın dikkate alınabilmesi için mutlaka dosyaya yeni bir belge (olay anını gösteren bir güvenlik kamerası kaydı, noter onaylı yeni tanık beyanı vb.) sunulması şarttır. Sigorta şirketi bu yeni belgelerle komisyona revize talebinde bulunur. Bu süreç tamamen ücretsizdir.

Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru ve 2026 Yılı Fiyatlandırmaları

Sigorta şirketi nezdinde yapılan itirazdan sonuç alınamaması veya sigorta şirketinin ödemeyi reddetmesi durumunda, uyuşmazlığın mahkemelere göre çok daha hızlı ve pratik çözümü için Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulur. Başvuru yapabilmek için öncelikle sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmış olması ve talebin kısmen/tamamen reddedilmesi veya 15 günlük yasal süre içinde cevap verilmemesi gerekmektedir. Süresi içinde ve usulüne uygun yapılan itiraz, hakem kararının kesinleşmesini önler ve icrayı durdurur.

Sigorta Tahkim Komisyonu başvuru süreçleri, 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe giren yeni harç tarifesine tabidir. Komisyon başvuruları, uyuşmazlığa konu olan meblağ üzerinden kademelendirilmiştir. 15 Ocak 2025 tarihinde yürürlüğe giren güncel tarifeye göre 2026 yılı ücret tablosu şu şekildedir :

Uyuşmazlığa Konu Miktar (TL)2026 Yılı Başvuru Ücreti (KDV Dahil)
0 TL – 8.500 TL Arası520,00 TL
8.501 TL – 17.000 TL Arası1.040,00 TL
17.001 TL – 85.000 TL Arası1.560,00 TL
85.001 TL ve Üzeri Tutar İçinUyuşmazlık Tutarının %1,8’i (En az 1.560 TL olmak kaydıyla)

Tebligat Giderleri ve Süreç Detayları: Başvuru ücretlerine ek olarak komisyon sürecinin işletilebilmesi için tebligat masraflarının da peşin yatırılması zorunludur. 01.01.2026 tarihinden itibaren, resmi tebligatların dijital yolla yapılabilmesini sağlayan Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) adresi bulunan başvuru sahipleri için tebligat gideri 75 TL olarak tahsil edilmektedir. KEP adresi beyan etmeyen ve fiziki posta kullanılması gereken başvuranlar için ise bu tutar 325 TL olarak uygulanmaktadır. Tüm harçların ve giderlerin T.C. Ziraat Bankası nezdindeki resmi komisyon hesabına yatırılması ve ıslak imzalı başvuru formları ile birlikte 10 günlük itiraz süresi içinde kuruma ulaştırılması zorunludur.

Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararlar oldukça güçlü bir hukuki etkiye sahiptir. Uyuşmazlık miktarının 383.000 TL’ye kadar olduğu dosyalar için verilen kararlar kesindir. Bu meblağın üzerindeki tutarlar için ise karara karşı Yargıtay nezdinde temyiz yoluna gidilebilir.

Adli Yargı ve Mahkeme Yoluyla Kusur Oranı Tespit Davaları

Sigorta Tahkim Komisyonu süreçlerinin dışında, doğrudan adli yargı yoluna başvurularak “Kusur Tespiti ve Tazminat Davası” açmak her zaman mümkündür. Özellikle bedensel zararların, ölümlerin ve yüksek meblağlı maddi hasarların yaşandığı vakalarda mahkeme süreci en güvenilir yoldur.

Davanın açılacağı mahkemenin türü, davanın yöneltildiği tüzel veya gerçek kişiye göre değişkenlik gösterir:

  • Asliye Hukuk Mahkemesi: Trafik kazasından doğan maddi veya manevi tazminat talebinin doğrudan kusurlu araç sürücüsüne veya aracın ruhsat sahibine yöneltildiği davalarda görevli mahkemedir.

  • Asliye Ticaret Mahkemesi: Tazminat talebinin, ticari bir işletme statüsünde olan ve tacir sayılan Sigorta Şirketine karşı (Türk Ticaret Kanunu madde 1409 gereği) açılması durumunda görev Asliye Ticaret Mahkemelerine geçer.

Mahkeme sürecinde hakim, dosyayı resen üniversitelerin ilgili kürsülerine veya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne göndererek yeni bir bilirkişi raporu tanzim edilmesini talep eder. Mahkeme tarafından onanan kusur oranı kararları kesindir ve daha önce SBM (Tramer) tarafından atanmış oranları hükümsüz kılar.

Kusur Oranlarının Tazminat ve Araç Değer Kaybına Ekonomik Etkisi

Trafik kazasında tespit edilen kusur oranları, hukuki bir metin olmanın çok ötesinde, olayın ekonomik ve finansal sonuçlarını doğrudan dikte eden matematiksel bir çarpandır. Maddi hasar, tedavi masrafları, iş gücü kaybı ve manevi yıpranmaların tazmin süreçlerinde kusur yüzdesi, ödenecek miktarın belirlenmesindeki yegane unsurdur.

Araç Değer Kaybı ve Hasar Onarım Süreçleri

Bir kaza sonrasında onarım gören araçların, orijinalliğini yitirmesi sebebiyle ikinci el piyasasında yaşadığı ekonomik fiyat düşüşü “Araç Değer Kaybı” olarak tanımlanır. Zarar gören araç sahibi, bu kaybı karşı tarafın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasından (Trafik Sigortası) tahsil edebilir. Ancak bu tahsilatın yapılabilmesi için mevzuat tarafından belirlenmiş katı şartlar bulunmaktadır:

  1. Kazanın birden fazla aracın karıştığı “çift taraflı” bir kaza olması.

  2. Kazada araçta yapısal bir hasarın oluşması ve onarılması.

  3. Onarım gören parçaların, aracın geçmişindeki başka bir kaza nedeniyle daha önce işlem görmemiş olması.

  4. Talep sahibinin kazada %100 oranında asli kusurlu olmaması.

Eğer sürücü %100 oranında kusurluysa, karşı tarafın sigortasından araç değer kaybı talep etme hakkı yasal olarak düşer. Ancak sürücü %25 (tali kusur) veya %50 oranında kusurluysa, değer kaybı ödemesini hak eder fakat “müterafik kusur” ilkesi gereği kendi kusuru oranında bir kesintiye uğrar. Örneğin; Adli Tıp veya sigorta eksperi tarafından aracın rayiç bedeli, yaşı, kilometresi ve değişen parça sayısı dikkate alınarak 120.000 TL’lik bir araç değer kaybı hesaplanmış olsun. Sürücü kaza esnasında KTK 52/1-a (hızın uydurulmaması) ihlali nedeniyle %25 tali kusurlu bulunmuşsa, alacağı net değer kaybı tazminatı %25 kesinti yapılarak 90.000 TL olarak ödenir.

Bedensel Zararlar ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarında hesaplanan bedensel zararlar (iş göremezlik tazminatı) ve vefat eden kişinin geride kalan yakınlarına ödenen Destekten Yoksun Kalma Tazminatında da kusur oranları tayin edici role sahiptir. Türk Borçlar Kanunu kapsamında zarar gören kişi kendi kusuruyla (örneğin kaza anında emniyet kemeri takmamak veya motosiklette kask kullanmamak gibi eylemlerle) zararın artmasına yol açmışsa, hakim tazminat miktarında indirim yapma yetkisine sahiptir. %100 kusurlu olarak hayatını kaybeden bir sürücünün mirasçıları, olayın diğer tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talep edemezler.

Zamanaşımı Süreleri ve Ceza Hukukunun Sisteme Etkisi

Kusur oranlarına itiraz etmek ve bu oranlara dayanarak tazminat talebinde bulunmak sonsuz bir süreye tabi değildir. Hak sahiplerinin mağduriyet yaşamaması adına yasal zamanaşımı süreleri titizlikle takip edilmelidir.

Maddi tazminat ve araç değer kaybı davalarında temel yasal çerçeve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesinde çizilmiştir. Bu maddeye göre, maddi tazminat istemleri zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içerisinde zamanaşımına uğrar. Kaza anında zarar veya fail tam olarak tespit edilemese dahi, her halükarda kaza gününden itibaren 10 yıllık kesin bir zamanaşımı süresi mevcuttur.

Ancak trafik kazası, yaralanma veya ölüm gibi sonuçlar doğurduğunda fiil aynı zamanda Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında taksirle yaralama veya taksirle ölüme sebebiyet verme suçlarını oluşturur. Türk hukuku prensiplerine göre, bir eylem ceza kanunlarında suç olarak tanımlanmışsa, hukuki tazminat davalarında “uzamış ceza zamanaşımı” uygulanır. Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesi uyarınca, yaralanmalı trafik kazalarında dava açma süresi 8 yıla, ölümlü kazalarda ise 15 yıla kadar uzamaktadır. Bu süreler kaçırıldığı takdirde, kişinin kusur oranı %0 dahi olsa tazminat hakları geri dönülemez biçimde yitirilmektedir. Hak kayıplarının önlenmesi ve adil yargılanma hakkının tesisi için yasal süreçlerin usulüne uygun işletilmesi kritik önem taşımaktadır.


Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)

Asli kusur ve tali kusur arasındaki hukuki fark tam olarak nedir?

Asli kusur, kırmızı ışıkta geçmek veya karşı şeride girmek gibi kazanın meydana gelmesindeki birinci ve asıl nedeni oluşturan ağır kural ihlalleridir. Tali kusur ise, kazanın oluşumunda doğrudan bir tetikleyici olmamakla birlikte, yasal hız sınırını aşmak gibi gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlal edilmesi sonucunda kazanın önlenememesine veya şiddetinin artmasına neden olan ikincil faktörlerdir.

Kazada %100 kusurlu olan taraf araç değer kaybı talep edebilir mi?

Hayır, talep edemez. Trafik sigortası genel şartları ve ilgili mevzuat gereğince, meydana gelen trafik kazasında olay yeri tespit tutanakları veya bilirkişi raporları ile %100 oranında (tam) asli kusurlu bulunan sürücü, kendi aracında oluşan onarım masraflarını ve araç değer kaybını karşı tarafın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) poliçesinden kesinlikle tahsil edemez. Sadece aracın kasko poliçesi varsa kaskodan destek alınabilir.

TRAMER (SBM) üzerinden belirlenen kusur oranına itiraz süresi ne kadardır?

SBM sistemi üzerinden sigorta şirketlerinin mutabakatı veya kaza kusur değerlendirme komisyonu kararı ile belirlenen oranlara karşı idari itiraz süresi, sonucun taraflara tebliğ edilmesinden itibaren 5 iş günüdür. Bu süre zarfında, mevcut tutanağı destekleyecek veya çürütecek yeni ve geçerli bir belgenin (örneğin güvenlik kamerası kaydı) dosyaya sunularak ilgili sigorta şirketine müracaat edilmesi gerekmektedir.

Sigorta Tahkim Komisyonuna itiraz başvurusu ücretleri 2026 yılında ne kadardır?

Sigorta Tahkim Komisyonu başvuru ücretleri uyuşmazlık bedeline göre kademelidir. 2026 yılı güncel tarifesine göre; 0 – 8.500 TL arası tutarlar için 520 TL, 8.501 – 17.000 TL arası için 1.040 TL, 17.001 – 85.000 TL arası için 1.560 TL başvuru harcı alınmaktadır. Ayrıca dijital KEP adresi bulunanlardan 75 TL, olmayanlardan ise 325 TL tebligat masrafı peşin olarak tahsil edilmektedir.

Yasal hız sınırını aşmak her zaman %100 asli kusur mu yaratır?

Hayır, Karayolları Trafik Kanunu madde 52/1-a ve 52/1-b uyarınca hız sınırını aşmak veya hızı yol/hava şartlarına uydurmamak kural olarak “tali kusur” kapsamında değerlendirilir ve genellikle %25 kusur oranı doğurur. Ancak sürücünün tek taraflı bir kaza yaparak yoldan çıkması veya bir bariyere çarpması gibi durumlarda, kazanın tek nedeni hız olduğu için sürücü %100 asli kusurlu kabul edilir.

Adli Tıp Kurumu raporları Sigorta Şirketlerinin kusur tespitini geçersiz kılar mı?

Evet, geçersiz kılar. SBM (TRAMER) sistemi üzerinden sigorta şirketlerinin veya komisyonun verdiği kararlar idari niteliktedir. Tarafların dava yoluna gitmesi halinde Asliye Hukuk veya Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevlendireceği Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi bilirkişileri tarafından hazırlanan bilimsel kusur raporları, idari tespitlerin yerine geçer ve hukuken bağlayıcı nihai kararı oluşturur.

Trafik kazalarından doğan maddi tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi kaçtır?

Sadece maddi hasarla sonuçlanan trafik kazalarında zamanaşımı süresi, zarar gören tarafın zararı ve haksız fiil failini öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl olup, her halükarda kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle sona erer. Bedensel yaralanma veya ölüm varsa ceza zamanaşımı süreleri olan 8 veya 15 yıllık süreler devreye girer.

Park halindeki bir araca çarpılması durumunda kusur kimdedir?

Karayolları Trafik Kanunu’nun 84/l maddesi uyarınca, kurallara uygun olarak park edilmiş, duraklamış veya trafik zorunlulukları nedeniyle bekleme yapan bir araca hareket halindeyken çarpmak istisnasız bir asli kusur halidir. Çarpan aracın sürücüsü, dikkat yükümlülüğünü tamamen ihlal ettiği gerekçesiyle %100 kusurlu sayılır.

Fiyat, Süreci ve Seçenekleri

Karayolu ulaşım ağlarında meydana gelen trafik kazaları, modern toplumların en kritik hukuki ve sosyo-ekonomik meselelerinden birini teşkil etmektedir. Bir trafik kazasının ardından ortaya çıkan maddi hasarların, bedensel zararların ve can kayıplarının hukuki bir zeminde telafi edilebilmesi, kazaya karışan tarafların sorumluluk derecelerinin şeffaf, adil ve bilimsel yöntemlerle tespit edilmesine bağlıdır. Türkiye Cumhuriyeti hukuk sisteminde bu sorumluluk derecesi, “kusur oranı” kavramı ile ifade edilmektedir. Trafik kazalarında kusur oranlarının tespiti, sigorta poliçelerinden yapılacak ödemelerin sınırlarını çizen, maddi ve manevi tazminat davalarının temelini oluşturan ve ceza yargılamalarında verilecek kararlara doğrudan etki eden en hayati parametredir.

Geçmiş dönemlerde Türk hukuk uygulamasında sıklıkla karşılaşılan ve “8’de 8”, “8’de 6” gibi kesirli ifadelerle tanımlanan kusur sistemi, güncel mevzuat ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) entegrasyonları ile birlikte yerini tamamen yüzdelik dilimlere (%0, %25, %50, %75, %100) bırakmıştır. Bu yapısal dönüşüm, kaza tespit tutanaklarının dijitalleşmesi ve kusur dağılımlarının uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmesi amacıyla hayata geçirilmiştir. Hazırlanan bu kapsamlı raporda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ekseninde asli ve tali kusur kavramlarının teorik ve pratik boyutları incelenecek, SBM altyapısı üzerinden kusur hesaplama süreçleri detaylandırılacak ve 2026 yılı güncel verileri ışığında Sigorta Tahkim Komisyonu başvuru fiyatları ile hukuki seçenekler eksiksiz bir biçimde ortaya konulacaktır.

Kusur Kavramının Hukuki Çerçevesi ve Temel Dinamikleri

Kusur, en genel hukuki tanımıyla, hukuk düzeni tarafından kınanan ve zarara yol açan iradi bir davranıştır. Trafik hukuku bağlamında kusur ise, karayolunu kullanan sürücü, yaya veya yolcuların, mevzuatla belirlenmiş olan kurallara ve objektif özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmeleri durumunu tanımlar. Haksız fiil sorumluluğunun en temel yapı taşı olan kusur, trafik kazalarında asli ve tali olmak üzere iki ana kategoride değerlendirilmektedir.

Asli Kusur: Kazanın Birincil ve Doğrudan Sebebi

Trafik kazalarında asli kusur, meydana gelen çarpışmanın veya zararlı neticenin doğrudan doğruya ve en temel sebebi olan ağır kural ihlallerini ifade etmektedir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 84. maddesinde çerçevesi çizilen asli kusur halleri, sürücünün trafik güvenliğini en üst düzeyde tehlikeye attığı ve kazanın oluşumunu kaçınılmaz kıldığı senaryoları kapsar. Bir tarafın asli kusurlu bir eylemde bulunması ve diğer tarafın herhangi bir kural ihlali yapmamış olması durumunda, asli kusurlu olan tarafın sorumluluk oranı %100 olarak tescil edilir.

Asli kusurlu eylemler, kazanın müsebbibi olma vasfını taşır. Örneğin, kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçmek, bölünmüş karayollarında karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride girmek veya seyir halindeki bir araca arkadan çarpmak, istisnasız olarak asli kusur sayılmaktadır. Bu ihlaller, sürücünün sadece dikkat eksikliği yaşadığını değil, aynı zamanda karayolu güvenliğinin temel yapı taşlarını ihlal ettiğini gösterir. Hukuki süreçlerde asli kusurlu taraf, meydana gelen zararların tamamını veya kendi kusuru oranındaki ezici çoğunluğunu tazmin etmekle mükellef tutulmaktadır.

Tali Kusur: İkincil İhlaller ve Özen Yükümlülüğünün Eksikliği

Tali kusur, kazanın meydana gelmesinde asli bir etken olmamakla birlikte, kazanın önlenememesinde veya şiddetinin artmasında rol oynayan ikincil derecedeki kural ihlallerini tanımlar. Mevzuatta açıkça “asli kusur” olarak listelenmeyen diğer tüm trafik ihlalleri, genel olarak tali kusur şemsiyesi altında değerlendirilmektedir. Tali kusurlu hareket, olayın ana tetikleyicisi değildir; ancak zararın doğmasına zemin hazırlayan veya zararı ağırlaştıran bir fonksiyona sahiptir.

Örneğin, bir kavşakta geçiş önceliği kuralını ihlal ederek ana yola fırlayan araç sürücüsü asli kusurludur. Ancak o esnada ana yolda seyreden ve yasal hız sınırlarının çok üzerinde bir hızla ilerleyen diğer sürücü de tali kusurludur. Zira ana yoldaki sürücü yasal hız sınırlarına uymuş olsaydı, fren yaparak kazayı önleyebilecek veya çarpışmanın şiddetini asgari düzeye indirebilecekti. Tali kusur, genellikle olayın özelliklerine göre %25 veya %50 oranında bir sorumluluk yüzdesi ile karşılık bulur.

Kusur Tespiti ve Uygun İlliyet Bağı İlkesi

Trafik kazalarında kusur oranının tespiti, salt bir kanun maddesinin ihlal edilip edilmediğinin mekanik bir kontrolü değildir. Kusur değerlendirmesinin kalbinde “uygun illiyet bağı” (nedensellik ilişkisi) ilkesi yatar. Bir ihlalin kazaya sebep olduğunun kabul edilebilmesi için, eylem ile ortaya çıkan zarar arasında mantıksal ve fiziksel bir bağ bulunması zorunludur.

Yargıtay içtihatları ve doktrinsel yaklaşımlara göre, kusur incelemesinde titiz bir hiyerarşi takip edilmektedir. Öncelikle zararlı sonucu doğuran davranış saptanır. Ardından bu davranışın KTK’nın hangi kuralına aykırı olduğu belirlenir. Son ve en önemli aşamada ise, bu aykırılığın zararlı sonucu doğurmaya elverişli olup olmadığı analiz edilir. Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine veya Adli Tıp raporlarına göre, bir sürücünün alkollü olması veya ehliyetsiz araç kullanması doğrudan doğruya %100 kusurlu sayılmasını gerektirmez. Kazanın meydana gelme sebebi karşı tarafın şerit ihlali ise ve alkollü sürücünün kaza üzerinde hiçbir kaçınma imkanı yoksa, illiyet bağı kurulamadığı için alkollü sürücüye sadece idari para cezası kesilir; kazanın asli kusuru ise şerit ihlali yapan tarafa yüklenir.

Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında Kusur Yüzdeleri ve Dağılımı

Türkiye’deki sigorta ve yargı pratiğinde, kusur oranları matematiksel bir netlikle yüzdelik dilimlere ayrılmıştır. Yüz tam puan üzerinden yapılan bu değerlendirme, tarafların tazminat yükümlülüklerini ve sigorta şirketlerinin hasar ödeme oranlarını belirler.

Bu yüzdelik dağılım sisteminin temel prensipleri şu şekilde detaylandırılabilir:

  • %0 Kusur (Kusursuzluk Durumu): Sürücünün veya yayanın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu’nda belirtilen hiçbir kuralı ihlal etmediği, gerekli tüm özen yükümlülüklerini yerine getirdiği ancak karşı tarafın %100 hatalı hareketi sonucunda zarara uğradığı durumdur. Bu senaryoda zarara uğrayan tarafın tüm masrafları kusurlu tarafın sigorta poliçesi tarafından karşılanır.

  • %25 Kusur (Hafif/Tali Kusur): Kısmi kusur olarak da adlandırılır. Karşı taraf asli kusurlu bir ihlal gerçekleştirmişken, kişinin hız sınırını aşmak veya dikkat yükümlülüğüne uymamak gibi tali bir kural ihlali ile kazaya katkıda bulunmasıdır. Eski sistemdeki “8’de 2” oranına denk gelir. Zarar gören, hasarının %75’ini karşı taraftan talep hakkına sahiptir.

  • %50 Kusur (Eşit Kusur Dağılımı): Kazaya karışan her iki tarafın da eşit derecede (örneğin her ikisinin de tali veya her ikisinin de asli) kural ihlali yaptığı durumlardır. Taraflar ortaya çıkan toplam zararın yarısına katlanmak durumundadır ve sigorta şirketleri hasar masraflarının sadece %50’sini karşılar.

  • %75 Kusur (Asli Kusur Hakimiyeti): Sürücünün kazanın ana sebebi olan asli kusurlu bir eylem gerçekleştirdiği, ancak karşı tarafın da tali bir kusur ile (örneğin hız ihlali) kazaya karıştığı durumdur. Sorumluluğun büyük yükü bu orana sahip taraftadır.

  • %100 Kusur (Tam Kusur): Kazaya tek başına asli kusurlu bir kural ihlali ile sebep olan tarafı temsil eder. Olayda başka hiçbir tali kusurun veya karşı taraf ihlalinin bulunmadığı net senaryolardır. %100 kusurlu taraf, kendi aracındaki maddi hasarları karşı tarafın trafik sigortasından hiçbir şekilde talep edemez.

Karayolları Trafik Kanunu İhlal Maddeleri ve Standart Kusur Tablosu

Kusur oranlarının belirlenmesinde, kaza tespit tutanağına işlenen KTK ihlal maddeleri hayati bir rol oynar. 2026 yılı güncel SBM (Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi) altyapısında ve hukuki uyuşmazlıklarda temel alınan standart kural ihlalleri ve bunların karşılık geldiği tahmini kusur oranları aşağıdaki tabloda sistematize edilmiştir.

KTK Madde NumarasıTrafik Kuralı İhlalinin TanımıKusur NiteliğiTahmini Yüzdelik Oran
Madde 47/1-bKırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçmekAsli Kusur%100
Madde 56/1-cSeyir halindeki aracı tehlike yaratacak mesafeden yakından takip etmek (Arkadan çarpmak)Asli Kusur%100
Madde 84/bTaşıt giremez işareti bulunan yollara veya ters yöne girmekAsli Kusur%100
Madde 84/cBölünmüş karayollarında karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride girmekAsli Kusur%100
Madde 84/hKavşaklarda geçiş önceliğine uymamakAsli Kusur%75 – %100
Madde 84/iDoğrultu değiştirme ve manevra kurallarını yanlış yapmakAsli Kusur%75 – %100
Madde 84/lKurallara uygun park edilmiş veya duraklayan araçlara çarpmakAsli Kusur%100
Madde 52/1-aAracın hızını yol, hava, trafik ve aracın yük durumuna uydurmamakTali Kusur%25
Madde 52/1-bTrafik levhaları ile belirlenmiş yasal hız sınırlarını aşmakTali Kusur%25
Madde 53/1-bSağa ve sola dönüşlerde geçiş hakkı ve şerit izleme kurallarına uymamakAsli / Tali Kusur%50 – %75
Madde 67/1-bŞerit değiştirme kurallarına ve sinyalizasyon gerekliliklerine uymamakAsli Kusur%75 – %100
Madde 61/1-nYayaların kendilerine ayrılan yaya yolları dışında karayolunda yürümesiAsli Kusur (Yaya için)%50 – %100

Kritik Trafik İhlallerinin Derinlemesine Analizi ve Hukuki Etkileri

Tabloda belirtilen maddelerin gerçek hayat senaryolarındaki karşılıkları, yargı kararları ve sigorta tahkim pratikleri çerçevesinde incelendiğinde, ihlallerin mekanizması daha net anlaşılmaktadır. Kusur oranlarının yüzdelere dökülmesi süreci, katı bir matematiksel formülden ziyade, fiziksel kanıtların hukuki normlarla harmanlanmasıyla gerçekleşir.

KTK Madde 52/1-a: Hızın Şartlara Uydurulmaması

Trafik kazalarında sıklıkla kaza tespit tutanaklarına işlenen ve genellikle %25 oranında tali kusur doğuran KTK 52/1-a maddesi, sürücülerin hızlarını yalnızca yasal sınırlara göre değil, aynı zamanda hava, yol ve trafik şartlarına göre ayarlamaları gerektiğini hükme bağlar. Örneğin, yasal hız sınırının 90 km/s olduğu bir yolda sağanak yağış nedeniyle zemin ıslaksa ve görüş mesafesi düşmüşse, sürücünün 90 km/s hızla seyretmesi yasal sınırda olsa dahi güvenli değildir.

Böylesi bir senaryoda karşı taraftan yola aniden çıkan ve geçiş önceliği ihlali yapan (asli kusurlu) bir araca çarpılması durumunda, sürücü hızını hava ve yol şartlarına uydurmadığı için kazayı önleme şansını yitirmiş sayılır ve %25 tali kusurlu bulunur. Bu durum, sigorta tazminatlarında ve değer kaybı ödemelerinde %25 oranında bir kesinti yapılması anlamına gelir. Ancak kaza tek taraflı gerçekleşmişse, örneğin sürücü hızını yol şartlarına uydurmayıp virajı alamayarak bariyerlere çarpmışsa, bu durum %100 asli kusur olarak değerlendirilir.

KTK Madde 84/l: Park Halindeki Araca Çarpma Dinamikleri

Karayolları Trafik Kanunu’nun en kesin sınırlarla çizilmiş ihlallerinden biri park halindeki araca çarpmaktır. KTK 84. maddesinin “l” bendi uyarınca, kurallara uygun olarak park için ayrılmış yerlerde veya yasal bir engelin bulunmadığı yol kenarlarında duraklayan/park eden araçlara çarpmak istisnasız asli kusur teşkil eder.

Hareket halindeki bir taşıtın, tamamen durağan konumda olan ve kurallara uygun park etmiş bir objeye çarpması, sürücünün sevk ve idare yeteneğini, ileri görüşlülüğünü ve dikkat yükümlülüğünü bütünüyle ihlal ettiği anlamına gelir. Bu senaryolarda çarpan araç sürücüsüne %100 asli kusur oranı verilir. Karşı tarafın hatalı park etmesi (örneğin viraj içine veya yaya geçidine park etmesi) durumu ise, çarpışmanın doğası gereği çarpan aracın sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz ancak hatalı park eden araca da %25 oranında tali kusur yüklenerek çarpanın kusuru %75’e çekilebilir.

Yayaların Karıştığı Kazalarda Kusur Oranları (KTK 68 ve Diğerleri)

Trafik kazaları kavramı yalnızca motorlu taşıtlar arasındaki çarpışmalarla sınırlı değildir. Yaya ve araç çarpışmalarında kusur oranlarının tespiti, özel bir hukuki hassasiyet gerektirir. Yayaların karayolunu kullanımı, KTK’nın 68. maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. Yayaların trafik işaretlerine, yaya geçitlerine ve alt/üst geçit zorunluluklarına uymaması ciddi kusur halleri yaratır.

Örneğin, KTK 61/1-n maddesinde belirtildiği üzere, yayaların kendilerine ayrılan yaya yolları veya banketler dışında, taşıt yolunda yürümeleri asli kusur hallerindendir. Benzer şekilde, ışıklı trafik cihazının bulunduğu bir kavşakta yayalara kırmızı ışık yanarken yola fırlayan bir yaya, kaza durumunda olayın özelliğine göre %50 ila %100 arasında asli kusurlu bulunabilir. Yayaya çarpan araç sürücüsü ise, hız sınırlarına uyup uymadığına ve fren tedbiri alıp almadığına bakılarak tali kusurlu (%25) veya tamamen kusursuz (%0) sayılabilir. Hukuk sistemimiz, yayaları her zaman haklı gören bir ön kabule sahip değildir; objektif fizik kuralları ve mevzuat çerçevesinde değerlendirme yapılır.

Emniyet Genel Müdürlüğü ve TÜİK 2024 Trafik Kaza İstatistikleri

Kusur oranlarının teorik altyapısı, resmi istatistik kurumlarının verileriyle desteklendiğinde sorunun ulusal çaptaki boyutu çok daha net anlaşılmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından ortaklaşa derlenen ve Resmi İstatistik Programı (RİP) kapsamında yayımlanan 2024 yılı karayolu trafik kaza istatistikleri, kusur dağılımları açısından çarpıcı sonuçlar ortaya koymaktadır.

Resmi verilere göre, 2024 yılı içerisinde Türkiye genelinde ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarına neden olan toplam 318 bin 926 adet kusur tespit edilmiştir. Bu kusurların aktörlere göre dağılımı, karayolu güvenliği politikalarının ve sigorta risk analizlerinin de temelini oluşturur.

Kusur Kaynağı (Aktör)Oransal DağılımTrafik Kazalarındaki Rolü ve Etkisi
Sürücü Kusurları%90,1Kazaların ezici çoğunluğunu oluşturan bu grup, araç idaresindeki doğrudan kural ihlallerini temsil eder.
Yaya Kusurları%8,2Yaya geçidi ihlalleri ve dikkatsiz karayolu geçişlerinden kaynaklanan ikincil büyük risk grubudur.
Taşıt Kaynaklı Kusurlar%0,8Araçların fren patlaması, lastik gümlemesi gibi teknik ve mekanik arızalarından doğan kazalardır.
Yolcu Kusurları%0,5Araç içerisindeki yolcuların sürücünün dikkatini dağıtması veya kapıyı aniden açması gibi eylemlerdir.
Yol Kaynaklı Kusurlar%0,3Çukurlar, hatalı eğimler veya eksik trafik işaretlemeleri nedeniyle Karayolları Genel Müdürlüğü’nün veya Belediyelerin sorumluluğuna giren kusurlardır.

Sürücü kusurları kendi içerisinde alt kırılımlara ayrıldığında, en sık karşılaşılan kural ihlalleri kusur oranlarının hangi noktalarda yoğunlaştığını göstermektedir. Toplam kusurlar içerisinde “araç hızını yol, hava ve trafiğin gerektirdiği şartlara uydurmamak” (KTK 52/1-a) 105 bin 802 adet ile açık ara ilk sıradadır. İkinci sırada 46 bin 458 adet ihlal ile “kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak” (asli kusur) gelirken, üçüncü sırada 26 bin 487 adet ile “manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak” yer almaktadır. Bu veriler, trafik kazalarındaki kusur oranlarının belirlenmesinde hız ve kavşak kurallarının belirleyici bir role sahip olduğunu kanıtlamaktadır.

Kusur Oranları Nasıl Hesaplanır? Süreç ve Sistem Mimarisi

Bir trafik kazasının ardından kusur oranlarının belirlenmesi süreci, kazanın şiddetine (maddi hasarlı, yaralanmalı, ölümlü) ve kazaya müdahale eden kurumların yetki alanlarına göre farklılık gösterir. Bu süreç, tarafların inisiyatifinden çıkıp tamamen dijital ve kurumsal mekanizmaların kontrolüne giren kompleks bir yapıdadır.

Maddi Hasarlı Kazalarda SBM (Tramer) Kusur Tespiti Süreci

Ölüm veya yaralanmanın olmadığı, sadece araçlarda hasar meydana gelen kazalarda taraflar kendi aralarında “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı” düzenleyebilirler. Tutanak tutma işleminin ardından süreç, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) çatısı altında yürütülür.

  1. Sisteme Giriş ve Entegrasyon: Sürücüler tarafından ıslak imza ile tutulan tutanak veya Sigortam360 Mobil Kaza Tutanağı uygulaması üzerinden dijital olarak oluşturulan kayıtlar, fotoğraflarla birlikte kazaya karışan araçların trafik sigortası şirketlerine iletilir. Sigorta şirketleri bu belgeleri en geç takip eden ilk iş günü sonuna kadar SBM (Tramer) sistemine girmekle yükümlüdür.

  2. Sigorta Şirketlerinin Değerlendirme Aşaması: Tutanak SBM sistemine işlendikten sonra, ilgili sigorta şirketlerine 3 iş günlük yasal bir değerlendirme süresi tanınır. Bu süre zarfında her şirket, kendi uzman departmanları aracılığıyla kazayı analiz eder ve KTK maddelerine dayanarak araçlara %0, %50 veya %100 gibi oranlar atar.

  3. Kusur Değerlendirme Komisyonu’nun Devreye Girmesi: Eğer her iki aracın sigorta şirketi de aynı kusur oranında mutabık kalırsa (Örneğin A şirketi %100 karşı tarafı kusurlu buldu, B şirketi de kendi sigortalısını %100 kusurlu buldu), dosya anında kesinleşir. Ancak şirketler arasında bir anlaşmazlık söz konusuysa, dosya otomatik bir algoritma ile SBM bünyesinde kurulan bağımsız “Kaza Kusur Değerlendirme Komisyonu”na sevk edilir.

  4. Nihai Karar ve Bildirim: Bağımsız komisyon, sunulan delilleri, fotoğrafları ve krokileri inceleyerek en fazla 3 iş günü içerisinde kesin kararını verir. Belirlenen kusur oranları, sistem üzerinden e-Devlet portalına aktarılır ve taraflara e-posta veya SMS yoluyla (örneğin 5664 kısa mesaj servisi kullanılarak) bildirilir.

Yaralanmalı ve Ölümlü Kazalarda Adli Süreç ve Adli Tıp Kurumu

Kazada herhangi bir bedensel yaralanma veya ölüm meydana gelmişse, tarafların kendi aralarında tutanak tutma yetkisi ortadan kalkar. Ayrıca taraflardan birinin ehliyetsiz veya alkollü olması durumunda da kolluk kuvvetlerinin olay yerine intikali zorunludur.

Bu tür vakalarda, olay yerine gelen Trafik Polisi veya Jandarma Trafik Timleri, olay yeri inceleme tekniklerini kullanarak detaylı bir kroki çizer ve resmi Kaza Tespit Tutanağını oluşturur. Tutanakta tarafların hangi KTK kuralını ihlal ettikleri belirtilir ancak nihai yüzdelik oranlar genellikle mahkeme aşamasına bırakılır. Bedensel zararlardan doğan ciddi tazminat davalarında veya taksirle adam öldürme/yaralama gibi ceza davalarında kusur oranı, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi veya Üniversitelerin Otomotiv Mühendisliği bölümlerinden atanan bilirkişi heyetleri tarafından hesaplanır. Bilirkişiler; çarpışma anındaki hız tahminlerini, fren izi uzunluklarını, araçların kütle ve momentum transferlerini fiziksel formüllerle analiz ederek taraflara %75 Asli, %25 Tali gibi net oranlar biçerler.

Kusur Oranına İtiraz Süreci, Fiyatlandırmalar ve Hukuki Seçenekler

SBM komisyonu, kolluk kuvvetleri veya bilirkişiler tarafından belirlenen kusur oranları, mutlak ve değiştirilemez kesin hükümler değildir. Kamera kayıtlarının sisteme yüklenmemesi, tutanakların yanlış yorumlanması veya fiziki kanıtların eksik incelenmesi nedeniyle hatalı kusur dağılımları ortaya çıkabilmektedir. Mağduriyetlerin önüne geçebilmek adına hukuk sistemi, geniş kapsamlı itiraz hakları tanımıştır. İtiraz süreci idari ve adli olmak üzere farklı katmanlardan oluşur.

SBM (Tramer) Üzerinden İdari İtiraz Aşaması

SBM sistemi üzerinden belirlenen ve sigorta şirketleri tarafından vatandaşa tebliğ edilen kusur oranına karşı ilk itiraz yolu, sonucun öğrenilmesinden itibaren 5 iş günü içerisinde yapılmalıdır. Bu aşamada doğrudan SBM’ye değil, poliçeyi düzenleyen kendi sigorta şirketinize başvurmanız gerekmektedir. İtirazın dikkate alınabilmesi için mutlaka dosyaya yeni bir belge (olay anını gösteren bir güvenlik kamerası kaydı, noter onaylı yeni tanık beyanı vb.) sunulması şarttır. Sigorta şirketi bu yeni belgelerle komisyona revize talebinde bulunur. Bu süreç tamamen ücretsizdir.

Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru ve 2026 Yılı Fiyatlandırmaları

Sigorta şirketi nezdinde yapılan itirazdan sonuç alınamaması veya sigorta şirketinin ödemeyi reddetmesi durumunda, uyuşmazlığın mahkemelere göre çok daha hızlı ve pratik çözümü için Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulur. Başvuru yapabilmek için öncelikle sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmış olması ve talebin kısmen/tamamen reddedilmesi veya 15 günlük yasal süre içinde cevap verilmemesi gerekmektedir. Süresi içinde ve usulüne uygun yapılan itiraz, hakem kararının kesinleşmesini önler ve icrayı durdurur.

Sigorta Tahkim Komisyonu başvuru süreçleri, 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe giren yeni harç tarifesine tabidir. Komisyon başvuruları, uyuşmazlığa konu olan meblağ üzerinden kademelendirilmiştir. 15 Ocak 2025 tarihinde yürürlüğe giren güncel tarifeye göre 2026 yılı ücret tablosu şu şekildedir :

Uyuşmazlığa Konu Miktar (TL)2026 Yılı Başvuru Ücreti (KDV Dahil)
0 TL – 8.500 TL Arası520,00 TL
8.501 TL – 17.000 TL Arası1.040,00 TL
17.001 TL – 85.000 TL Arası1.560,00 TL
85.001 TL ve Üzeri Tutar İçinUyuşmazlık Tutarının %1,8’i (En az 1.560 TL olmak kaydıyla)

Tebligat Giderleri ve Süreç Detayları: Başvuru ücretlerine ek olarak komisyon sürecinin işletilebilmesi için tebligat masraflarının da peşin yatırılması zorunludur. 01.01.2026 tarihinden itibaren, resmi tebligatların dijital yolla yapılabilmesini sağlayan Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) adresi bulunan başvuru sahipleri için tebligat gideri 75 TL olarak tahsil edilmektedir. KEP adresi beyan etmeyen ve fiziki posta kullanılması gereken başvuranlar için ise bu tutar 325 TL olarak uygulanmaktadır. Tüm harçların ve giderlerin T.C. Ziraat Bankası nezdindeki resmi komisyon hesabına yatırılması ve ıslak imzalı başvuru formları ile birlikte 10 günlük itiraz süresi içinde kuruma ulaştırılması zorunludur.

Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararlar oldukça güçlü bir hukuki etkiye sahiptir. Uyuşmazlık miktarının 383.000 TL’ye kadar olduğu dosyalar için verilen kararlar kesindir. Bu meblağın üzerindeki tutarlar için ise karara karşı Yargıtay nezdinde temyiz yoluna gidilebilir.

Adli Yargı ve Mahkeme Yoluyla Kusur Oranı Tespit Davaları

Sigorta Tahkim Komisyonu süreçlerinin dışında, doğrudan adli yargı yoluna başvurularak “Kusur Tespiti ve Tazminat Davası” açmak her zaman mümkündür. Özellikle bedensel zararların, ölümlerin ve yüksek meblağlı maddi hasarların yaşandığı vakalarda mahkeme süreci en güvenilir yoldur.

Davanın açılacağı mahkemenin türü, davanın yöneltildiği tüzel veya gerçek kişiye göre değişkenlik gösterir:

  • Asliye Hukuk Mahkemesi: Trafik kazasından doğan maddi veya manevi tazminat talebinin doğrudan kusurlu araç sürücüsüne veya aracın ruhsat sahibine yöneltildiği davalarda görevli mahkemedir.

  • Asliye Ticaret Mahkemesi: Tazminat talebinin, ticari bir işletme statüsünde olan ve tacir sayılan Sigorta Şirketine karşı (Türk Ticaret Kanunu madde 1409 gereği) açılması durumunda görev Asliye Ticaret Mahkemelerine geçer.

Mahkeme sürecinde hakim, dosyayı resen üniversitelerin ilgili kürsülerine veya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne göndererek yeni bir bilirkişi raporu tanzim edilmesini talep eder. Mahkeme tarafından onanan kusur oranı kararları kesindir ve daha önce SBM (Tramer) tarafından atanmış oranları hükümsüz kılar.

Kusur Oranlarının Tazminat ve Araç Değer Kaybına Ekonomik Etkisi

Trafik kazasında tespit edilen kusur oranları, hukuki bir metin olmanın çok ötesinde, olayın ekonomik ve finansal sonuçlarını doğrudan dikte eden matematiksel bir çarpandır. Maddi hasar, tedavi masrafları, iş gücü kaybı ve manevi yıpranmaların tazmin süreçlerinde kusur yüzdesi, ödenecek miktarın belirlenmesindeki yegane unsurdur.

Araç Değer Kaybı ve Hasar Onarım Süreçleri

Bir kaza sonrasında onarım gören araçların, orijinalliğini yitirmesi sebebiyle ikinci el piyasasında yaşadığı ekonomik fiyat düşüşü “Araç Değer Kaybı” olarak tanımlanır. Zarar gören araç sahibi, bu kaybı karşı tarafın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasından (Trafik Sigortası) tahsil edebilir. Ancak bu tahsilatın yapılabilmesi için mevzuat tarafından belirlenmiş katı şartlar bulunmaktadır:

  1. Kazanın birden fazla aracın karıştığı “çift taraflı” bir kaza olması.

  2. Kazada araçta yapısal bir hasarın oluşması ve onarılması.

  3. Onarım gören parçaların, aracın geçmişindeki başka bir kaza nedeniyle daha önce işlem görmemiş olması.

  4. Talep sahibinin kazada %100 oranında asli kusurlu olmaması.

Eğer sürücü %100 oranında kusurluysa, karşı tarafın sigortasından araç değer kaybı talep etme hakkı yasal olarak düşer. Ancak sürücü %25 (tali kusur) veya %50 oranında kusurluysa, değer kaybı ödemesini hak eder fakat “müterafik kusur” ilkesi gereği kendi kusuru oranında bir kesintiye uğrar. Örneğin; Adli Tıp veya sigorta eksperi tarafından aracın rayiç bedeli, yaşı, kilometresi ve değişen parça sayısı dikkate alınarak 120.000 TL’lik bir araç değer kaybı hesaplanmış olsun. Sürücü kaza esnasında KTK 52/1-a (hızın uydurulmaması) ihlali nedeniyle %25 tali kusurlu bulunmuşsa, alacağı net değer kaybı tazminatı %25 kesinti yapılarak 90.000 TL olarak ödenir.

Bedensel Zararlar ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarında hesaplanan bedensel zararlar (iş göremezlik tazminatı) ve vefat eden kişinin geride kalan yakınlarına ödenen Destekten Yoksun Kalma Tazminatında da kusur oranları tayin edici role sahiptir. Türk Borçlar Kanunu kapsamında zarar gören kişi kendi kusuruyla (örneğin kaza anında emniyet kemeri takmamak veya motosiklette kask kullanmamak gibi eylemlerle) zararın artmasına yol açmışsa, hakim tazminat miktarında indirim yapma yetkisine sahiptir. %100 kusurlu olarak hayatını kaybeden bir sürücünün mirasçıları, olayın diğer tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talep edemezler.

Zamanaşımı Süreleri ve Ceza Hukukunun Sisteme Etkisi

Kusur oranlarına itiraz etmek ve bu oranlara dayanarak tazminat talebinde bulunmak sonsuz bir süreye tabi değildir. Hak sahiplerinin mağduriyet yaşamaması adına yasal zamanaşımı süreleri titizlikle takip edilmelidir.

Maddi tazminat ve araç değer kaybı davalarında temel yasal çerçeve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesinde çizilmiştir. Bu maddeye göre, maddi tazminat istemleri zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içerisinde zamanaşımına uğrar. Kaza anında zarar veya fail tam olarak tespit edilemese dahi, her halükarda kaza gününden itibaren 10 yıllık kesin bir zamanaşımı süresi mevcuttur.

Ancak trafik kazası, yaralanma veya ölüm gibi sonuçlar doğurduğunda fiil aynı zamanda Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında taksirle yaralama veya taksirle ölüme sebebiyet verme suçlarını oluşturur. Türk hukuku prensiplerine göre, bir eylem ceza kanunlarında suç olarak tanımlanmışsa, hukuki tazminat davalarında “uzamış ceza zamanaşımı” uygulanır. Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesi uyarınca, yaralanmalı trafik kazalarında dava açma süresi 8 yıla, ölümlü kazalarda ise 15 yıla kadar uzamaktadır. Bu süreler kaçırıldığı takdirde, kişinin kusur oranı %0 dahi olsa tazminat hakları geri dönülemez biçimde yitirilmektedir. Hak kayıplarının önlenmesi ve adil yargılanma hakkının tesisi için yasal süreçlerin usulüne uygun işletilmesi kritik önem taşımaktadır.


Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)

Asli kusur ve tali kusur arasındaki hukuki fark tam olarak nedir?

Asli kusur, kırmızı ışıkta geçmek veya karşı şeride girmek gibi kazanın meydana gelmesindeki birinci ve asıl nedeni oluşturan ağır kural ihlalleridir. Tali kusur ise, kazanın oluşumunda doğrudan bir tetikleyici olmamakla birlikte, yasal hız sınırını aşmak gibi gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlal edilmesi sonucunda kazanın önlenememesine veya şiddetinin artmasına neden olan ikincil faktörlerdir.

Kazada %100 kusurlu olan taraf araç değer kaybı talep edebilir mi?

Hayır, talep edemez. Trafik sigortası genel şartları ve ilgili mevzuat gereğince, meydana gelen trafik kazasında olay yeri tespit tutanakları veya bilirkişi raporları ile %100 oranında (tam) asli kusurlu bulunan sürücü, kendi aracında oluşan onarım masraflarını ve araç değer kaybını karşı tarafın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) poliçesinden kesinlikle tahsil edemez. Sadece aracın kasko poliçesi varsa kaskodan destek alınabilir.

TRAMER (SBM) üzerinden belirlenen kusur oranına itiraz süresi ne kadardır?

SBM sistemi üzerinden sigorta şirketlerinin mutabakatı veya kaza kusur değerlendirme komisyonu kararı ile belirlenen oranlara karşı idari itiraz süresi, sonucun taraflara tebliğ edilmesinden itibaren 5 iş günüdür. Bu süre zarfında, mevcut tutanağı destekleyecek veya çürütecek yeni ve geçerli bir belgenin (örneğin güvenlik kamerası kaydı) dosyaya sunularak ilgili sigorta şirketine müracaat edilmesi gerekmektedir.

Sigorta Tahkim Komisyonuna itiraz başvurusu ücretleri 2026 yılında ne kadardır?

Sigorta Tahkim Komisyonu başvuru ücretleri uyuşmazlık bedeline göre kademelidir. 2026 yılı güncel tarifesine göre; 0 – 8.500 TL arası tutarlar için 520 TL, 8.501 – 17.000 TL arası için 1.040 TL, 17.001 – 85.000 TL arası için 1.560 TL başvuru harcı alınmaktadır. Ayrıca dijital KEP adresi bulunanlardan 75 TL, olmayanlardan ise 325 TL tebligat masrafı peşin olarak tahsil edilmektedir.

Yasal hız sınırını aşmak her zaman %100 asli kusur mu yaratır?

Hayır, Karayolları Trafik Kanunu madde 52/1-a ve 52/1-b uyarınca hız sınırını aşmak veya hızı yol/hava şartlarına uydurmamak kural olarak “tali kusur” kapsamında değerlendirilir ve genellikle %25 kusur oranı doğurur. Ancak sürücünün tek taraflı bir kaza yaparak yoldan çıkması veya bir bariyere çarpması gibi durumlarda, kazanın tek nedeni hız olduğu için sürücü %100 asli kusurlu kabul edilir.

Adli Tıp Kurumu raporları Sigorta Şirketlerinin kusur tespitini geçersiz kılar mı?

Evet, geçersiz kılar. SBM (TRAMER) sistemi üzerinden sigorta şirketlerinin veya komisyonun verdiği kararlar idari niteliktedir. Tarafların dava yoluna gitmesi halinde Asliye Hukuk veya Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevlendireceği Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi bilirkişileri tarafından hazırlanan bilimsel kusur raporları, idari tespitlerin yerine geçer ve hukuken bağlayıcı nihai kararı oluşturur.

Trafik kazalarından doğan maddi tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi kaçtır?

Sadece maddi hasarla sonuçlanan trafik kazalarında zamanaşımı süresi, zarar gören tarafın zararı ve haksız fiil failini öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl olup, her halükarda kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle sona erer. Bedensel yaralanma veya ölüm varsa ceza zamanaşımı süreleri olan 8 veya 15 yıllık süreler devreye girer.

Park halindeki bir araca çarpılması durumunda kusur kimdedir?

Karayolları Trafik Kanunu’nun 84/l maddesi uyarınca, kurallara uygun olarak park edilmiş, duraklamış veya trafik zorunlulukları nedeniyle bekleme yapan bir araca hareket halindeyken çarpmak istisnasız bir asli kusur halidir. Çarpan aracın sürücüsü, dikkat yükümlülüğünü tamamen ihlal ettiği gerekçesiyle %100 kusurlu sayılır.

Yasal Bilgilendirme ve Telif Hakları

Bu platformda yer alan tüm makale, hukuki analiz ve özgün içeriklerin mülkiyet hakları münhasıran Baltacı Hukuk & Arabuluculuk ve Av. Şeref Baltacı’ya aittir. Paylaşılan tüm metinler, fikri mülkiyetin korunması ve hak sahipliğinin belgelenmesi amacıyla elektronik imzalı zaman damgası ile tescil edilmiştir. Yazılı onay alınmaksızın içeriklerin kopyalanması, özetlenmesi veya dijital mecralarda izinsiz yayınlanması durumunda yasal ve cezai yaptırımlar uygulanacaktır. Avukat meslektaşlarımızın sunulan içerikleri dava dilekçelerinde ve hukuki mütalaalarında referans göstermesi serbesttir.


Akademik Katkı ve Yazarlık Süreci

Hukuk dünyasına katkı sunmak isteyen akademisyen ve hukukçular, uygulamaya yönelik özgün makalelerini özgeçmişleri ile birlikte info@baltacihukuk.av.tr adresine ulaştırabilirler.